(4857 S. K. m. 41, 44, 46, 47) (1475 S. K. m. 14) (6762 S. K. m. 1235, 1236, 1259, 1261)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil, izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; davalı işverene ait gemide gemi adamı olarak çalıştığını, işine son verilmesine rağmen tazminat ve alacaklarının ödenmediğini belirtmiştir.
Davalı; Deniz İş Hukukunda zamanaşımı ile ilgili özel bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle gemi adamları hakkında Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, yasada öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, dava dilekçesinde belirtilen diğer iddiaların da gerçeği yansıtmadığını öne sürerek davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece savunmaya değer verilerek; gemi adamları hakkında, 854 sayılı Deniz İş Kanununda zamanaşımına ilişkin özel bir hüküm bulunmadığı, Türk Ticaret kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Yasanın 1253/3, 1259 ve 1261. maddelerinde gemi adamlarının hizmet sözleşmelerinden doğan alacaklarının bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunun öngörüldüğü, akdin fesih tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında bu sürenin dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar vermiştir.
Gemi alacaklısı kenar başlığını taşıyan TTK'nun 1235/3. maddesinde Gemi adamlarının hizmet ve iş mukavelelerinden doğan alacakları gemi alacağı olarak kabul edilmiş, müruruzaman başlığını taşıyan 1259.maddesinde ise gemi alacaklarının bir yılda zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir.
Davacının somut uyuşmazlığa konu hizmet akdinden kaynaklanan tazminat ve işçilik alacaklarının gemi alacağı olduğu yolunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
TTK'nun 1235. maddesinde belirlenen alacaklara tanınan hakka, gemi alacağı hakkı bu hakkın sağladığı rehin hakkına da kanuni rehin hakkı, denilmektedir. Gemi alacağı niteliğinde olan bu alacaklar TTK'nun 1236. maddesi uyarınca deniz serveti üzerinde rehin ile temin edilmiş alacaklardır. Rehin hakkı alacaklıya, takipte bulunarak alacağını rehin olunandan cebren almak hakkını vermektedir. Rehin hakkının bahşettiği talep hakkı ayni bir talep hakkıdır. TTK'nun 1259 maddesinde gemi alacaklarının bir yılda zamanaşımına uğrayacağı hükmüne yer verilmiş ise de sözü edilen zamanaşımı gemi ve yük alacakları sahibinin anılan ayni talep haklarına ilişkindir.
Davacı, gemi alacağı hakkının bahşettiği rehin ve benzeri hakları bir tarafa bırakarak, iş mahkemesinde açtığı dava ile hizmet akdinden kaynaklanan tazminat ve alacaklarının tahsil yolunu seçtiğine göre, davacı ile davalı arasındaki temel ilişkinin (hizmet akdinin) tabi olduğu genel zamanaşımı sürelerinin göz önünde bulundurulması suretiyle zaman aşımı definin değerlendirilmesi gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan TTK'nun 1253/3, 1259 ve 1261 maddeleri uyarınca davanın zamanaşımı yönünden ret olunması usul ve yasaya aykırı olduğundan, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy