(4857 S. K. m. 17, 20, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, şirketin yoğun rekabet ve piyasa koşulları nedeni ile zarar ettiği, yeniden yapılanma ve rasyonel değişikliklere gitme ihtiyacı doğduğu, bu kapsamda Marsa ve Piyale İş birimlerinin birleştirildiği, bunu sonucu davacıya ihtiyaç kalmadığı, başka bir bölümde de değerlendirme olanağı kalmadığı gerekçesi ile davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının işe giriş bildirgesine göre davalı işyerinde 04.02.1998 tarihinde çalışmaya başladığı, iş güvencesi kapsamında kaldığı, davalı işverenin iş gücü fazlalığı nedeni ile davacının iş sözleşmesinin feshi yoluna gittiği, ancak önce başka bölümlerde değerlendirme olanağı olup olmadığını araştırmadığı, feshin son çare olması ilkesine uymadığı gerekçesi ile istemin kabulüne karar verirken, işe başlatmama tazminatını alt sınır olan 4 aylık ücret tutarında belirlenmesine hükmetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından işe başlatmama tazminatının alt sınırdan belirlenmesi nedeni ile davalı vekili tarafından ise feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.
Davalı işveren yeni organizasyonda, benzer kadrolara atamalar yapması karşısında, iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini kanıtlayamadığından mahkemece sonuç itibari ile feshin geçersizliğine karar verilmesi doğrudur. Davalının temyizi yerinde değildir.
Ancak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesi uyarınca işe başlatmama tazminatının 4 ile 8 ay arasında belirlenirken, işçinin kıdemi ve fesih sebebi gibi nedenlerle yasal sınırlar içinde belirlenmesi gerekir. Kabule ve işyeri devrine göre davacı işyerinde yaklaşık 15 yıldır çalışmaktadır. Bu kıdeme göre, işe başlatmama tazminatının alt sınır olan 4 ay üzerinden belirlenmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 158.20 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davacı tarafa İADESİNE, kesin olarak, 19.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy