(4857 S. K. m. 18, 20, 66)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 20.8.2003-14.8.2004 tarihleri arasında çalıştığını ve kendi isteği ile iş sözleşmesini sonlandırdığını, bir aylık dava açma süresinin geçmiş olduğunu, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra sendikaya üye olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının 2005 yılı Temmuz ayı içerisinde davalı işyerinde çalışmaya başladığı ve 15-20 gün sonra iş sözleşmesinin feshedildiği, 6 aylık kıdem süresini doldurmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının dava konusu işyerinde 20.8.2003-14.8.2004 tarihleri arasında ve 2005 yılı Temmuz ayında da 20 gün kadar çalıştıktan sonra iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. 4857 sayılı Kanunu'nun 18. maddesinin 2.fıkrasında altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır kuralına yer verilmiş, 4.fıkrasında ise işçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir hükmü öngörülmüştür. Belirtilen hükümlerde aralıklı geçen çalışmaların dikkate alınmayacağı yönünde açık bir düzenleme bulunmadığından davacının aralıklı da olsa aynı işyerinde geçen çalışma sürelerinin altı aylık kıdemin hesabında dikkate alınması gerekir. Buna göre, davacı altı aylık çalışma süresini doldurmuş olduğundan mahkemece altı aylık kıdem süresinin gerçekleşmediğinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Öte yandan, dosya içeriğine göre, davalı işyerinde 30.07.2005 tarihinde Cumartesi günü saat 13.00 sıralarında, davacı ile birlikte 35 işçinin haftalık 45 saatlik çalışma sürelerinin dolması ve fazla mesai ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile fazla mesaiye kalmadıkları, davalı işverenin bunun üzerine davacı dahil yaklaşık 14 işçinin iş sözleşmesini normal mesaiye kalmadıkları gerekçesi ile feshettiği anlaşılmaktadır. Tanık anlatımlarına göre davacının çalışma süresi haftalık 45 saati geçmiş olup, davacı ve arkadaşları fazla mesaiye kalmak istememeleri nedeniyle taraflar arasında anlaşmazlık çıkmıştır. Davacının fazla mesai yapması konusunda muvafakati alınmış olmadığı gibi, 45 saati aşan çalışması için fazla mesai ücreti de ödenmemektedir. Bu durumda, davacının fazla mesaiye kalmak istememesi fesih için haklı ve geçerli neden kabul edilemez. Ayrıca, işverenin feshi geçersiz de olsa belirtilen nedene dayanması, fesih tarihi ve sonrasında işyerinde sendika üyesi bir çok işçinin çalışmasına devam etmiş olması karşısında feshin sendikal nedene dayandığı yönündeki davacı iddiasına değer verilmemiştir.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Gönen Asliye Hukuk (İş) İş Mahkemesinin 20.1.2006 gün ve 524-35 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 400.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (43.40) YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 06.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy