(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin kendisi tarafından feshedildiğini ve bunun işverence kabul edildiğini, zorlama olmadığını, kendi isteği ile ayrılan işçinin işe iade isteyemeyeceğini, fesih isteminin davacı işçi tarafından geldiğini ve yenilik bozucu hak doğurması nedeni ile karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğurduğunu, vazgeçilmeyeceğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararı temyiz eder.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının kendi isteği ile ayrılma dilekçesi verdiği, 20 yıldır çalıştığı ve eğitimli olduğu, imzaladığı belgenin içeriğini bilebileceği, düşünerek imzalaması gerektiği, ayrılma dilekçesinde iradesini ortadan kaldıran nedenle istifa dilekçesini verdiğini kanıtlayamadığı, davacı gibi bir çok çalışanın ihbar ve kıdem tazminatı alarak işten ayrıldıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı işverenin sendika üyesi işçilerin önce ikramiyelerinin düşürülmesi için teklifte bulunduğu, akabinde kendi isteği ile ayrılanlara kıdem ve ihbar tazminatı ödeneceğini işyerinde ilan ettiği, davacı ve 28 işçinin bu şekilde ayrılma dilekçesi verdikleri, işverence kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatlarının ödendiği, dilekçe veren davacı ve arkadaşlarının baskı altında olduğu, emsal Çorlu İş Mahkemesi'nde davalı işveren aleyhine açılan davalarda bu olgunun kabul edilerek kesinleştiğini, ikramiye ödemesinin azaltılması isteği, kabul edilmemesi nedeni ile iş sözleşmelerinin feshedileceğinin ilan edilmesi ve matbu hazırlatılan ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek sureti ile ayrılma dilekçelerinin topluca imzalatılması dikkate alındığında iş sözleşmelerinin davalı işveren tarafından feshedildiği, ayrılma dilekçesinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı, iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşılmaktadır. Davanın kabulü yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 6 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
4- Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin gerektiğine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacının yapmış olduğu 70 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine,
Kesin olarak, 29.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy