(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı şirket, davacının Sağlık Bakanlığı işçisi olduğunu, işe alma ve çıkarma yetkisinin anılan Bakanlığa ait olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Bakanlık; davacının davalı şirket işçisi olduğunu, ihale makamı olmaları nedeni ile dava konusu isteklerden sorumlu tutulamayacaklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu, fesih bildiriminin yazılı yapılmadığı sonucuna varılarak davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre fesih bildiriminin yazılı yapılmadığı anlaşıldığından mahkemece davacının işe iade isteğinin kabulüne karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kabul edilmesine rağmen işe iadeye ilişkin hükmün hangi davalı hakkında kurulduğunun belirtilmemiş olması doğru olmamıştır. Davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğuna ve davacı alt işveren işçisi olduğuna göre davacının alt işverene ait işyerine iade edilmesi, işe başlatmama tazminatı ile davacının çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer hakları konusunda ise davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına karar verilmesi gerekir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İzmir 7. İş Mahkemesinin 14.9.2006 gün ve 363-325 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı şirketçe yapılan feshin geçersizliğine ve davacının davalı şirkete ait işyerine İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (124.00) YTL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, kesin olarak oybirliğiyle, 19.02.2007 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy