(818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, ücret alacağı, tedavi gideri, mahrum kalınan kazancın kabulüne, cezai şartın reddine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, belirli süreli hizmet akdinin haksız feshedilmesi üzerine açtığı kısmi davada kesinleşen bakiye süre ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının bakiye süre içinde SSK ve Bağ-Kur kaydı olup olmadığının bir başka deyişle çalışıp çalışmadığının araştırılmasını istemiş, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece kısmi davanın kesinleştiği ve o davada davacının mahrum kaldığı kazancın saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı tarafından aynı mahkemede açılan 2000/417E.-2003/260K. Sayılı kısmi davada yaptırılan bilirkişi incelemesinde davacının bakiye süre ücretinin belirlendiği ve taleple bağlı olarak karar verildiği temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık Borçlar kanunu 325. maddesi kapsamına girmektedir.
Davaya dayanak olan hizmet sözleşmesi, 15.2.2000-15.2.2001 tarihlidir. Davacının hizmet akdi 23.5.2000 tarihinde feshedilmiş; davacı kısmi davayı 29.8.2000 tarihinde açmıştır. Davaya konu bakiye süre dönemi 23.5.2000-15.2.2001 tarihleri arasıdır. Kısmi davada Borçlar kanun 325. maddesi ile ilgili araştırma yapılmamış ve indirim hususunun düşünülmemiş olması ek davada bu hususlarda araştırma ve incelemeye engel değildir.
İlk davada mahkemece getirtilen SSK dosyasında davacının İş bulma şansının olmadığını iddia ettiği Mayıs ve Kasım ayları itibariyle ertesi yıl iki ayrı işyerine girdiği ve çalıştığı da anlaşılmaktadır. Buna göre, davaya konusu bakiye süre yönünden Borçlar Kanunu 325/son maddesi gereğince bir araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 29.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy