(4857 S. K. m. 18, 20, 21, 25, 84)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işverence işe başlatılmaması durumunda tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin işçinin alkolü olarak işe gelmesi sebebiyle 4857 sayılı İş Kanununun 25/2-d ve aynı yasanın 84. maddesine göre haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının bir gün önce izinli olması sebebiyle alkol aldığını ve 14.2.2005 tarihinde bunun etkisiyle bir miktar alkollü çıktığını, 4857 sayılı İş Kanununun 84. maddesine aykırılığın söz konusu olmadığını, toplu iş sözleşmesinde eylemin yevmiye kesme cezasının gerektirdiği gerekçesiyle feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacının davalı belediyeye ait işyerinde itfaiye şoförü olarak görev yaptığı ve 2003 yılında 290 mg/dl promil alkollü araç kullanarak araca zarar vermesi sebebiyle yevmiye kesim cezasına çarptırıldığı anlaşılmaktadır. Son olarak 14.2.2005 tarihinde işyerine gittiğinde belediye başkanı tarafından alkol muayenesine gönderilmiş ve 55 mg/dl promil alkollü olduğu belirlenmiştir. Davacı işçi alkolü bir gün öncesinden aldığını ileri sürmüşse de, mesainin başladığı gün ve saatte belediye başkasının şüphesini çekecek derecede davranış farklılıkları gösterdiği, bunun da doktor ve adli tıp uzmanı raporları ile doğrulandığı dosya içeriği ile sabit olmuştur. Davacı işçinin itfaiye şoförü olması da dikkate alındığında, bu durumun geçerli nedeni oluşturduğu kabul edilmelidir. Mahkemece işe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde talebin kabulü hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İş Mahkemesinin gün ve sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın Reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (35.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya İadesine, kesin olarak, 10.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy