(4857 S. K. m. 18, 21)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işverence işe başlatılmaması durumunda tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin işverenin sürekli zarar etmesi ve ekonomik durgunluğa bağlı olarak ve geçerli nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davalı işveren yönünden 146 çalışan işçiden davacının da aralarında olduğu 13 işçinin işten çıkarılmasının ekonomik sıkıntıda olan işvereni rahatlatmayacağı, işverenin fesihte son çare ilkesine uymadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı işverenin zarar edip etmediği, savunmada yer aldığı gibi satışların azalması işçilik maliyetlerinin artması gibi durumların gerçekleşip gerçekleşmediği hususları yerel mahkemece araştırılmış değildir. Dairemizin başkaca işverenlerle ilgili olarak vermiş olduğu bazı kararlarından söz edilerek feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı belirtilerek sonuca gidilmiştir. Belirtmek gerekir ki, mahkemece hükmün gerekçe kısmında sözü edilen kararlarda bazı işverenlerin ekonomik kriz savunmalarına rağmen yeni işçi alımına gidildiği vurgulanmıştır. Bu itibarla mahkemece gerekçeli kararda belirtilen Dairemiz kararlarının somut olay yönünden emsal olma niteliği bulunmamaktadır. Davalı işyeri yönünden fesih tarihine yakın tarihlerde yeni işçi alımına gidilip gidilmediği de belirlenmiş değildir. Yine, 133 işçinin çalıştığı işyerinde birkaç çalışanın vardiyaya tabi olması da işveren aleyhine değerlendirilmemelidir. Davalı işveren vardiyalı çalışmaların, ihtiyaç duyulan durumlarda ve bazı makinelerde çalışan birkaç işçi yönünden geçerli olduğunu savunmuştur. Gerekirse bu konu da teknik yönden incelenmeli ve davacı işçinin işyerindeki konumu dikkate alındığında vardiyalı çalışmanın kaldırılmasının davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi yönünden bir etkisinin olup olmayacağı değerlendirilmelidir. İşyerinin zarar durumu ve kredi borçlarının miktarı da yapılacak olan değerlendirme öncesinde tespit olunmalıdır. Yine işyerinde küçülme yönünde işletmesel bir karar alınıp alınmadığı da belirlenmelidir.
Mahkemece işyerinde elektrik mühendisi, imalat uzmanı ve muhasebeci bilirkişiler marifetiyle keşif icra olunarak yukarda belirtilen hususlarda rapor tanzimi istenmeli ve alınacak rapor tüm dosya kapsamı ile bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, özellikle iş sözleşmesi feshedilen davacı işçi ve diğer çıkarılanlar yönünden hangi objektif nedenlerin etkili olduğu belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 20.02.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy