(4857 S. K. m. 18)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini, işverence işe başlatılmaması durumunda tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı işveren davacının çalışma koşullarında geçerli nedenle değişikliğe gidildiğini bunu kabul etmeyen davacı işçinin iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, değişikliği kabul etmeyen işçinin iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı işçi davalı mali müşavirlik firmasında mali müşavir belgesini haiz statüde çalışmış ve son 9 ay süreyle çalıştığı birimde yetersiz olduğundan söz edilerek bir önceki görevine verilmek istenmiştir. Görev değişikliğinin gerekçesinde davacının işinde yetersiz olduğu açıklanmış, davacı işçi buna karşı çıkmıştır. Somut olayda uyuşmazlık, davacının son 9 ay çalıştığı görevinden bir alt göreve verilmesinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı noktasındadır. Davalı işveren değişikliğin geçerli nedene dayandığını kanıtlayabilmiş değildir. Davacının yabancı dil bilgisinin yetersiz olduğundan söz edilmişse de işveren 9 ay önce davacının bu durumunu bilerek vergi bölümünde görevlendirmeyi yaptığına göre sonradan bu konuda yetersiz sayılması doğru olmaz. Diğer yönlerden davacının yetersiz olduğu yönünden dosya içeriğine göre kesin bir sonuca ulaşılamamıştır. Davacının amiri konumunda olan bir çalışanın mail yazısı dışında bir belge ve bilgi de bulunmamaktadır. Buna karşın bir başka değerlendirme formunda davacının teknik bilgisinin son görevi için yeterli olduğu belirtilmiştir. O halde değişikliğin geçerli nedene dayandığını ispat yükü üzerinde olan davalı işveren bu hususu somut biçimde kanıtlayamamıştır. Buna göre işverence yapılan feshin de geçerli nedene dayandığından söz edilemez. Mahkemece davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- İstanbul 2. İş Mahkemesinin 5.10.2006 gün ve 765 - 488 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe İADESİNE,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin 4 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 48 YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, kesin olarak, oybirliği ile, 20.02.2007 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy