(2004 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasındaki, ihtiyati haciz kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.3.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Abdullah Değirmenci geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşyerinde iş sözleşmesi kapsamında çalışmış olan borçluların verdikleri kredinin usule uygun olmadığı ve bu nedenle bankanın zarara uğradığı belirtilerek alacaklı banka tarafından ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece istek doğrultusunda karar verilmiş, borçlulardan ikisi süresi içinde ihtiyati haiz kararına itiraz etmişlerdir.
Mahkemece duruşma açılarak yapılan yargılama sonunda ihtiyati haciz kararına itiraz edenler yönünden talebin kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
Hükmü alacaklı banka vekili temyiz etmiştir.
İcra İflas Kanunun 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borçtan dolayı alacaklının ihtiyati haciz talep etmesi olanaklıdır.
İhtiyati haciz kararına itiraz edenlerin alacaklı bankanın eski çalışanları olduğu dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Kullandırılan yüksek meblağlı bir kredinin usulsüz olduğu ileri sürülmüş ve kredi borçlusu yönünden yürütülen icra takibinde aciz vesikası alınmıştır. Bu durumda kredinin kullandırılması ile ilgili olarak usulsüzlük iddiaları çerçevesinde banka çalışanları hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi olanaklıdır. Kusur ve zarar durumları daha sonra belirlenecek olsa da, ortada aciz vesikasına bağlanan bir kredi bulunduğuna göre teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesi yerindedir. Varlığı tartışmalı da olsa rehinle temin edilmemiş ve iddiaya göre vadesi gelmiş bir alacak söz konusudur. Mahkemece ihtiyati haciz kararının itiraz edenler yönünden kaldırılmasına yönelik kararı hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 13.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy