(4857 S. K. m. 2, 34) (506 S. K. m. 29, 80)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı B. şirket işçisi olarak kayıtta gösterilmesine rağmen, davalı BEDAŞ tarafından görevlendirildiğini, BEDAŞ'ın asıl işin bir bölümünü ihale ile diğer şirkete verdiğini, bu ilişkinin muvazaalı olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6-7 maddesine aykırılık bulunduğunu, BEDAŞ işçisi sayılması gerektiğini, işyerinde örgütlenen ES......sendikasının kurucu üyesi olduğunu, sendikal faaliyeti nedeni ile işten çıkarıldığını, 24.01.2006 tarihinde şirket tarafından davalı BEDAŞ'a durumun bildirildiğini, ancak iki arkadaşlarının çıkarılması üzerine 02.02.2006 günü bazı arkadaşları ile durumlarını tespit ettirmek üzere BEDAŞ Genel Müdürlüğü'ne gittiklerini, yetkililerin işten çıkarılmadıklarını, işe devam etmeleri gerektiğini belirttiğini, aynı gün işe devam ettiklerini, ancak davalı işverenin 02.02-15.02.2006 tarihleri arasında yaklaşık 20 işçinin sözlü olarak iş sözleşmelerini feshettiğini, işverenin 4857 sayılı İş Kanunu'na aykırı uygulamaları olduğunu, eşit işe eşit ücret verilmediğini, asgari ücretin altında ücret ödendiğini, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan ve sendikal nedenlerle feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı BEDAŞ vekili, davacı ile aralarında iş sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını, davacının dağıtım işi tümü ile ihale edilen diğer davalı işveren işçisi olduğunu, husumet yöneltilemeyeceğini, işin anahtar teslimi sureti ile verilmesi nedeni ile alt asıl işveren ilişkisi bulunmadığını savunurken, diğer davalı şirket vekili, davalı şirketin yüklenici olduğunu ve ihale sözleşmesine göre hareket ettiğini, davacının işten çıkartıldığı tarihte işbaşında olmasına rağmen, sendikal faaliyeti ve işçilik hakları iddiası ile işe iade istemesine anlam veremediklerini, davacının göreve gelmeyerek kendisinin ayrıldığını, hakkında tutanaklar olduğunu, davacı hakkında ihbar öneli nedeni ile haklarını saklı tuttuklarını belirtmiştir.
Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu, davacının alt işveren işçisi olarak çalıştığı, davalılar arasındaki ihaleye konu sayaç okuma işinin alt işverene verilen işlerden olması nedeni ile muvazaaya dayanmadığı, muvazaa iddiasının yerinde olmadığı, davacı ve arkadaşlarının işyerinde iş sözleşmesi sona erdirilen iki arkadaşlarının işe alınmaları için, 24.01.2006 tarihinde işi bıraktıkları, bu davranışı nedeni ile 27 işçinin bu tarihte işlerine son verildiği, davacı ve 27 işçinin BEDAŞ yetkilileri ile görüşmeleri sonucunda tekrar 27.01.2006 tarihinde işe başladıkları, bir hafta düzenli çalıştıktan sonra, 02.02.2006 tarihinde sayaç okuma aletlerini alarak sahaya çıkmalarına rağmen, sayaç okuma görevlerini yapmayarak, mesai saatleri içinde BEDAŞ Genel Müdürlüğü önüne gelerek eylem yaptıkları, bu eylem nedeni ile iş sözleşmelerinin feshedildiği, davacı ve arkadaşlarının asıl amacının okunan sayaç başına belirlenen ücret yerine sabit aylık ücretle çalışmak olduğu, işveren ile görüşme yerine eylem yaptığı, bunun yasal olmadığı, davalı alt işveren tarafından gerçekleştirilen fesih işleminin haklı nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve tanık anlatımlarına göre, davalı BEDAŞ şirketinin Endeks Okuma-Faturalandırma, Elektrik kesme-açma, sayaç kontrolü işini ihale ile 14.02.2005 tarihinde diğer davalı şirkete verdiği ve davalı B. Şirketi bu işi kendi adına kayıtlı işçileri ile yürüttüğü, işyerinde davacı dahil bir kısım işçilerin sendikal örgütlenmeye giriştikleri, işverenin sendika üyeliğini istemediği, 16-17.01.2006 tarihinde iki, 23.01.2006 tarihinde bir işçinin görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesi ile iş sözleşmelerinin feshedildiği, davacı dahil 27 işçinin çıkarılan işçilerin işe geri alınması ve ücretlerin ihale sözleşmesine göre ödenmesi için asıl işveren BEDAŞ şirketi yetkilileri ile 24.01.2006 tarihinde endeks okuma işine çıkmadan görüştükleri, sorunların çözüleceği belirtilerek, tekrar 27.01.2006 tarihinde iş başı yaptıkları, ancak davalı alt işveren B. şirketinin 14.02.2006 tarihli tek tutanak ile davacı dahil işçinin 09-13.02.2006 tarihleri arasında devamsızlık yapmaları nedeni ile iş sözleşmelerini feshettiği anlaşılmaktadır.
Davacılar, sendikal faaliyetlere girdiklerini iddia etmişler, davalı tanıkları dahi bu iddiayı doğrulayarak, işverenin sendikalı işçi istemediğini beyan etmişlerdir. Davacı ve arkadaşları bu neden yanında, işverenlerin sayaç okuma başına ücret verdiğini, verilen ücretin asgari ücret altında kaldığını, sigorta primlerinin eksik yatırıldığını, ihale sözleşmesine göre ödenmediğini 09.02.2006 tarihinde işyerine çalışmak için gittiklerinde işveren temsilcilerinin işçilik alacaklarını aldıklarına dair ibraname imzalatmak istediğini, imzalamayanları göreve başlatmadığını, imzalamayınca da iş verilmediğini iddia etmişlerdir. Dosya içerisinde bulunan bir kısım bordrolarda, ücretlerin asgari ücret altında kaldığı anlaşılmaktadır. Davalılar arasındaki ihale sözleşmesi ve teknik şartnamenin 38. maddesinde çalışanların özlük hakları düzenlenmiş ve yüklenicinin işin yapılmakta olduğu bir işkolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatla kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacağı belirtilmiştir. Ayrıca davacı imzalatmak istenilen ibraname örneğini dosyaya ibraz etmiştir. Ne var ki mahkemece, sendika üyeliği ve ücretin eksik ödendiği, primlerin eksik yatırıldığı, ibraname imzalatmak iddiası üzerinde durulmamıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca, ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Diğer taraftan 506 sayılı yasanın 29/3 maddesi uyarınca Sigortalıların otuz günden az çalıştığını gösteren bilgi ve belgelerin Kuruma verilmemesi veya verilen bilgi ve belgelerin Kurumca geçerli sayılmaması halinde, otuz günden az bildirilen sürelere ait primler Kurumca re'sen tahakkuk ettirilerek 80 inci madde hükümlerine göre tahsil olunur. denilmektedir. Bu bakımdan sigorta kayıtları celbedilmelidir.
Davacıların çalıştığı süre için tüm bordroları ve SSK primine ilişkin kayıtları getirtilmeli, eksi ücret ödeme, anılan yasa ve ihale sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirilmeli, davacının ibraname imzalamadığı için işe çıkarılmadığı iddiası üzerinde durulmalı, bu konuda sunulan ibraname örneği değerlendirilmeli ve feshin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı saptanmalıdır. Keza, davacının davalı tanıklarınca da doğrulanan sendikal faaliyeti iddiası nedeni ile, sendika üyeliği bulunup bulunmadığı, ya da sendika kurucu üyesi olup olmadığı, sendika üyesi işçilerin halen işyerinde çalışıp çalışmadığı, istifa eden ve çalışan bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy