(4857 S. K. m. 18, 20, 25)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, davacının iş sözleşmesinin işyerinde 24.00-08.00 vardiyasında 06.30 sıralarında işletme içinde uyurken tespit edildiği sabit görüldüğünden, TİS. 59. maddesi ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacı işçinin her ne kadar vardiyasında uyurken yakalandığı sabit ise de, yürürlük TİS. hükümlerine göre görev başında uyumanın yevmiye kesme cezasını gerektirdiği, eylemin feshi gerektirmediği, feshin TİS. hükümlerine aykırı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. Söz konusu geçerli sebepler İş Kanunu'nun 25. maddesinde belirtilen derhal fesih için öngörülen haklı nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işçinin ve işyerinin normal yürüyüşünü olumsuz etkileyen hallerdir. İşçinin yeterliliğinden veya davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde fesih için geçerli sebep olabilirler. İş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli sebeplere dayandığı kabul edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, her ne kadar davacının sağlık sorunları var ise de, gece vardiyasında çalışırken, görev alanı dışında işyerinin başka bir biriminde amirlerine bilgi vermeden uyuduğunun tutanak içeriği ile sabit olduğu ve tanıkların bunu doğruladığı, yürürlük TİS. hükümlerinde bu davranış karşılığı disiplin cezası öngörüldüğü anlaşılmaktadır. Davacının bu davranışı işyerinde olumsuzluklara yol açmaktadır. Davalı işverenin iş sözleşmesini feshetmesi, 4857 Sayılı İş Kanununun 18. maddesi uyarınca geçerli nedene dayanmaktadır.
Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Sonuç: 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın reddine,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 25.00 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.04.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy