(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının güveni kötüye kullanması, doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışları nedeni ile iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/II-e maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Teknoloji ve Yenilik Destek Programları Başkanlığında başkan yardımcısı olarak çalışan davacının, bir gazetede yayınlanan makale yazarına kuruma ait istatistiki bilgileri izinsiz olarak verdiği gerekçesi ile iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinin 11. maddesinin (b) bendinde işçinin işverenin işinde çalışması sebebi ile edindiği malumatı ve kendisine tevdi edilen evrakı dikkatle koruyarak yetkili olmayan şahıslara vermeyeceği ve bu gibi hususlarda her hangi bir açıklamada bulunmayacağı, (c) bendinde de işçinin işyerinde edindiği bilgileri ve iç yazışma, prosedür, yönetmelik ve sair dokümanları işverenin yazılı izni olmaksızın üçüncü şahıslara vermeyeceği ve gizlilik prensibine uyacağı belirtilmiştir. Mahkemece davalı kuruma ait bilgilerin davacı tarafından adı geçen makale yazarına verildiği hususunun kanıtlanmadığı, kullanılan istatistiki bilgilerin bir işyeri ve işveren sırrı teşkil ettiğinin belirlenemediği, davacının çalışma süresi içinde benzer bir eyleminin bulunmadığı gerekçesi ile feshin geçerli nedene dayanmadığı sonucuna varılmıştır. Ancak, davacının kurum başkanına gönderdiği 14.4.2006 tarihli elektronik postada makaledeki yorumların kendisi tarafından verilen sayısal verilere dayanmadığını, yazarın kendi yorumları olduğunu belirtmek sureti ile kuruma ait bilgileri makale yazarına verdiğini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Mevcut olgulara göre davacının feshe neden gösterilen eylemi, haklı neden teşkil etmemekte ise de; iş sözleşmesine aykırı olduğu ve işin yürütümünü bozucu nitelikte olduğu açık olmakla, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Bu nedenle, davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Ankara 14. İş Mahkemesinin 22.11.2006 gün ve 367-1043 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı (20.00) YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 12.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy