(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 41, 47, 57) (1086 S. K. m. 67, 423, 424, 438)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, izin ücreti, genel tatil alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı; kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK. nun 67. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
HUMK. nun 67/1. maddesi vekaletnamenin aslını veya örneğini vermeyen vekil dava açamaz ve yargılama ile ilgili hiçbir görev yapamaz. Şu kadar ki, gecikmesinde zarar umulan hallerde mahkeme, vereceği bir kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek şartıyla vekilin dava açmasına veya usul işlemleri yapmasına izin verebilir. Bu süre içinde vekaletname verilmez veya aynı süre içinde asil yapılan işlemleri kabul ettiğini dilekçe ile mahkemeye bildirmezse dava açılmamış sayılır ve yapılan işlemler hükümsüz kalır. Bu durumda vekil, oturum harcı ile diğer yargılama giderleri (m. 423,424) ve karşı tarafın uğradığı zararları ödemeye mahkum edilir. hükmünü içermektedir. Maddeden de anlaşıldığı gibi:
1- Vekilin dava açabilmesi için Vekaletnamenin aslını veya örneğini mahkemeye sunması zorunludur.
2- Ancak, gecikmesinde zarar umulan hallerde verilecek kesin süre içerisinde davanın açılmasına veya usul işlemlerinin yapılmasına izin verilebilir.
3- Kesin süre içinde vekaletname sunulmazsa asilin aynı süre içinde yapılan işlemlere onay vermesi gereklidir.
4- Asilin vekaletname vermeyen vekile onay vermemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.
Somut olayda, usulüne uygun vekaletname ile dava açılmış ve yargılama yürütülmüştür. Yani yasanın aradığı ilk koşul gerçekleşmiştir. Dava açan ve usulünce vekaletnamesini sunan asıl vekilin yerine 26/04/2006-28.11.2006 tarihli oturuma davacı vekili olarak Avukat Filiz Bilgin katılmıştır. Adı geçen avukat yetki belgesi yada vekaletname dosyaya sunmamıştır. Bu durumda dava açan asıl vekilin duruşmaya katılmaması da nazara alınarak davalı vekiline davayı takip edip etmeyeceği sorulmalı ve takip edilmeyeceğinin bildirilmesi halinde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirdi. Mahkemece bu yönler gözetilmemiş davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bu karar anılan maddenin aradığı koşullar oluşmadığından yerinde görülmemiş ve bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy