(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 19, 41, 44)
Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, bayram ve genel tatil gündeliklerinin, karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl davada kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karşı davanın reddine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.3.2007 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat R.L.S. geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi ihbar tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece işveren tarafından verilmek, istenen ücretsiz izni kabul etmeyen ve işyerinden ayrılan davacının ihbar tazminatı talep edemeyeceği gerekçesiyle isteğin reddine karar verilmiştir.
Davalı işverenin kuş gribi sebebiyle satışların düşmesine bağlı olarak çalışanlar için 16.1.2006 tarihinde ücretsiz izin uygulamasına gittiği ve davacının bunu kabul etmemesi üzerine iş sözleşmesinin işverence feshedildiği dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı 18.1.2006 tarihinde Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne şikayette bulunmuş ve olayı açıklamıştır. Yine 23.1.2006 tarihinde işverene gönderdiği ihtarnamede 16.1.2006 tarihinde iş sözleşmesinin işverence feshedildiği belirtmiştir. Davalı işveren ise davacının 17.1.2006 tarihinden sonraki günlerde işyerine gelmediğinden bahisle 31.1.2006 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini açıklamıştır. Davacının iş sözleşmesi işverence 16.1.2006 tarihinde feshedilmiş olmakla sonraki devamsızlık günlerinin sonuca bir etkisi bulunmadığı gibi, somut olayda davacının işyerini terk ettiği kanıtlanabilmiş değildir. Bu durumda davacının ihbar tazminatı isteğinin kabulü gerekirken, yazılı şekilde talebin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Davacı işçinin iş sözleşmesi 2006 yılında sona ermiş ve bu davada kullanmadığı izin süresine ait ücretlerin ödenmesi isteğinde bulunulmuştur. Bilirkişi raporunda, iş ilişkisinin devamı süresince izin hakkının ücrete dönüşmeyeceği belirtilerek 2005 yılına ait 15 günlük süre, kullanılan izinler kapsamında değerlendirilmemiştir. Mahkemece anılan hesap raporuna itibar edilerek izin ücreti isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin imzasını içeren 3.9.2005 tarihli belgede 2005 yılına ait 15 günlük izin hakkını nakit olarak kullanmak istediği ve izin bedeli olan 175,08 YTL'nin ödendiği belirtilmektedir.
Anılan belge içeriğine göre davacı işçi 2005 yılına ait iznini kullanmaksızın bedelini talep etmiş ve işverence ödenmiştir.
Yıllık ücretli izin, işçiye tanınmış ve anayasal temeli olan bir dinlenme hakkıdır. Bu haktan vazgeçilemeyeceği de 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53. maddesinin 2. fıkrasında hükme bağlanmıştır. İş ilişkisinin devamı süresinde bu hakkın paraya dönüşmesi mümkün değildir. Gerçekten çalışan bir işçinin dinlenme hakkı ve bu süreye ait ücretinin birbirinden ayrılması söz konusu olamayacağından, işçinin talebi üzerine de olsa işverence ücreti ödenmek suretiyle dinlenme hakkının ortadan kaldırılması düşünülemez. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, işçinin kullanmadığı yıllık izin süresine ait ücretleri, iş sözleşmesinin feshinde ücrete dönüşür.
Yapılan bu açıklamalara göre, çalışmakta olan işçiye dinlenme hakkı tanınmaksızın izin ücreti adı altında yapılan ödeme işçinin dinlenme hakkını ortadan kaldırmaz ise de, davacı işçiye izin ücreti altında yapılan bu ödemenin avans olarak değerlendirilmesi gerekir. Aksi halde davacı işçi sebepsiz zenginleşmiş olur. Böyle olunca davacıya imzasını içeren belge karşılığında 3.9.2005 tarihinde ödenen izin ücretinin, iş sözleşmesinin feshi ile hak kazanılan kullanılmayan izin süresine ait ücretlerden yasal faiziyle birlikte mahsubu ile sonuca gidilmelidir.
4- Davacı işçi fazla çalışma ücreti isteğinde bulunmuş, mahkemece davacının haftada 33 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek takdiri indirime de gidilmek suretiyle istekle ilgili bir karar verilmiştir.
Davacı işçinin işyerindeki çalışma saatleri ile ilgili olarak davacı ve davalı tanıkları farklı şekilde beyanda bulunmuşlardır. Bu tanıklardan bir kısmı gece çalışan davacının aksine, işyerinde gündüz çalışmışlardır. Davalı tanıklarından Süleyman ise, davacı ile birlikte gece görev yaptıklarını açıklamış ve gece 22.00-9.30 saatler arasında çalıştıklarını belirtmiştir. Anılan tanığın beyanına göre günlük 1 saat ara dinlenmesi de düşüldüğünde davacının günde 10 saat 30 dakika süreyle çalıştığı anlaşılmaktadır. Haftada 6 gün üzerinden 63 saat çalışma esasına göre hesaplama yapılmalı ve ardından takdiri indirim hususu düşünülmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.03.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy