(4857 S. K. m. 20)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının serbest iradesi ve rızası ile verdiği dilekçe ile istifa ederek ayrıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının 8.9.2005 tarihinde istifa ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre, iş sözleşmesinin sona ermesine bağlı olarak davacıya ihbar ve kıdem tazminatı ödenmiş olup, davacı dışında başka işçilere de aynı uygulama yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalı işveren davacının istifa dilekçesi vererek ayrıldığını ileri sürmüş ise de, istifa dilekçesi olduğu iddia edilen belgede davacı ihbar ve kıdem tazminatının ödenmesi şartına bağlı olarak istifa ettiğini, aksi halde istifasının geçerli olmadığını belirtmiştir. İş sözleşmesini haklı neden olmadan fesheden işçi ihbar ve kıdem tazminatına hak kazanamaz. Bu nedenle, ihbar ve kıdem tazminatı ödenmesi şartına bağlı olarak istifa ettiği ileri sürülen işçiye anılan tazminatların ödenmesinden sonra iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiği savunmasına itibar edilemez. Söz konusu bu uygulama iş sözleşmesinin davalı işverence feshedildiğini göstermektedir. Kaldı ki, tanıklar dilekçenin baskı altında imzalattırıldığını açıklamışlardır.
Öte yandan, dosya kapsamına göre davalı işverence yazılı bir fesih bildiriminde bulunulmadığı gibi, fesih için geçerli bir neden de ileri sürülmemiştir. Buna göre, davanın kabulü yerine, yazılı gerekçe ile reddine karar verilmiş olması hatalıdır.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Ankara 1. İş Mahkemesinin 27.12.2005 gün ve 1349-1437 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (400) YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (60.00) YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 20.03.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy