(4857 S. K. m. 18)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı hizmet akdinin 8.4.2004 tarihinde haklı bir neden bulunmadığı halde davalı işveren tarafından sona erdirildiğini iddia ederek ihbar ve ki dem tazminatı talep etmiştir.
Davalı ise haklı bir neden bulunmadığı halde 8.4.2004 günü davacının hatalı bir işleminden dolayı amiri tarafından uyarıldığını aynı işyerinde çalışan davacının eşinin bu duruma kızarak işverenle tartışıp işyerini terk ettiğini eşi İ. A.'nın işyerini terk ettiğini gören davacının da arkasından işyerinden ayrıldığını, takip eden günlerde bir mazeret bildirmeden ise devam etmediğini, devamsızlık sebebiyle 12.4.2004 tarihinden hizmet akdini haklı olarak feshettiklerini savunmuştur. Mahkeme iddiaya değer vererek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerini hüküm altına almıştır.
Davacı, her ne kadar davalı işverene gönderdiği 9.4.2004 tarihli ihbarnamede davacı 8.4.2004 günü davalı tarafından iş akdinin sona erdiğini iddia ederek işçilik alacaklarını istemişse de, iş sözleşmesinin 8.4.2004 tarihinde işverence sona erdirildiği hususunda yazılı kanıt sunamamış, dinlettiği tanıklar da bu konuda görgüye dayalı bilgi vermemişlerdir, davalı ise dinlettiği tanık beyanları ve sunduğu fesih yazısı ile davacının amiri tarafından yaptığı işle ilgili uyarılması üzerine aynı işyerinde çalışan eşi İ. A.'nın işverenle tartışarak işyerini terk ettiğini görmesi üzerine eşinin ardından işyerinde ayrıldığını takip eden günlerde ise gelmediği ve mazeret bildirmediğini bu sebeple devamsızlık nedeniyle hizmet akdini haklı olarak feshettiğini kanıtlamıştır. Davalı savunmasını kanıtladığından davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken dosya içeriğine uymayan gerekçe ile anılan isteklerin hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy