(4857 S. K. m. 2, 18)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, laboratuarda yardımcı eleman olarak çalışan davacının aynı zamanda laboratuarın temizlik işlerini de yaptığını, laboratuar temizlik işlerinin taşerona verilmesi nedeniyle davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığını ve başka bölümlerde değerlendirme imkanı da bulunmadığı için iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının yaklaşık 7 yıldır laboratuar ofisinin temizlik işlerini yaptığı ve bu süre içinde yetersizliği ve davranışları ile ilgili olumsuzluğunun olmadığı, fabrikanın diğer bölümlerinin temizlik işlerinin satın alma yolu ile müteahhide verildiği bu defa davacının çalıştığı ofisin de dahil edildiği, bu nedenle davalının tasarrufunun hukuki temelinin bulunmadığı, feshin haksız olduğu, gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde işyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerin alt işverene verilebileceği öngörülmüştür. Buna göre, yardımcı iş, üretime ilişkin olmakla birlikte ikinci planda kalan işlerdir. Davalı işverenin asıl iştigal konusu gıda üretimi olup, temizlik işi yürütülen mal üretimine ilişkin yardımcı iş niteliğindedir.
Dosya içeriğine göre davalı işverenin temizlik hizmetlerini dışarıdan satın almak suretiyle temin yoluna gittiği, temizlik işçisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesinin bu nedenle feshedildiği anlaşılmaktadır. Temizlik Hizmetleri Sözleşmesi sonucu oluşan asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaaya dayandığı yönünde dosyada her hangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Yasaya uygun olarak kurulan asıl işveren-alt işveren ilişkisi bir nevi yeniden yapılanma olup, işyeri içi sebeplerden kaynaklanan geçerli bir fesih nedenidir. Ancak, bu durumda da, iş sözleşmesi feshedilmeden önce feshin son çare olduğu ilkesinin göz önüne alınması gerekir. Davalı işveren davacının başka bölümlerde değerlendirme olanağının bulunup bulunamadığını belirtmiş ise de, bu savunmanın gerçek olup olmadığı araştırılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece davacı işçinin işletme içinde başka bir işte değerlendirme olanağının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Şayet, sözü edilen ilke de dikkate alınmış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü ile davanın reddi gerekir.
Yapılacak araştırma sonucunda, feshin son çare olmadığının anlaşılması durumunda ise şimdiki gibi davanın kabulüne karar verilmelidir. Bu nedenle, gerekirse işyerinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığı ile yukarıda belirtilen hususlar yönünden araştırma yapılıp sonucuna karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy