(4857 S. K. m. 17, 18, 20)
Dava: Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işyerinde yeni organizasyona gidildiğini ve bazı bölümlerin birleştirildiğini, davacının da bu kapsamda unvanı değişmiş ve kendisine özlük haklarında indirim olmaksızın aynı işyerinde ve bölümde uzmanlık teklif edildiğini, davacının bunu kabul etmediğini, işverence yönetmeliğin 48. maddesi uyarınca işlem yapıldığını, bu değişikliğin davacının kabulüne de bağlı olmadığını, feshin yasaya uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin işyerinde yeniden yapılanma kararı aldığı, bu kararın işverenin yönetim hakkına dayandığı, bazı unvanların birleştirilmesi sonucu davacının faaliyet alanı ve özlük hakları aynı kalmak koşulu ile görev ve unvanda değişiklik yapıldığı, bu değişikliğin davacı tarafından kabul edilmediği, davalı işverenin bu nedenle fesih yoluna gittiği, feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Kural olarak işveren, işyerinde yönetim hakkı çerçevesinde, yeniden yapılandırma ve norm kadro yolu ile organizasyonel değişikliklere gidebileceği gibi, ne kadar işçi çalıştıracağını işyeri ihtiyaçlarına göre belirleme hakkına sahiptir. Bu, işverenin yönetim hakkı ile ilgilidir. İşverenin bu hakkını kötüye kullandığı kanıtlanmadıkça, hakim işverenin bu eylemine müdahale etme hakkına sahip değildir.
Somut olayda, davacı işçi, Sentetik Reçine Üretim Planlama Uzmanı olarak görev yaparken, davalı işverence 02.02.2005 tarihinde, bu bölümün grup liderliğine getirilmiş, bir başka anlatımla terfi ettirilmiştir. Davalı işveren bu görevlendirmeden kısa bir süre sonra ise, davacıyı yeniden yapılandırma gereği tekrar uzmanlığa atamış, davacı ise bunu kabul etmemiştir. Unvan indirimi niteliğindeki atamayı kabul etmeyen davacı işçinin iş sözleşmesi, yeni işyeri organizasyonda yer alamayacağı ve uygun başka iş bulanamadığı için işletmeye ve işyerine bağlı nedenle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ve 18. maddeleri uyarınca feshedildiği bildirilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacının iş sözleşmesi feshedildikten sonra 01.06.2005 tarihinde, Proje ve Proses Ar-Ge Grup Liderliği Pozisyonu, S/R Ar-Ge Grup Liderliği pozisyonu altında birleştirilmiş ve bu göreve bu tarih itibari ile başka bir çalışanın ataması yapılmıştır. Görüldüğü gibi, davacının görev yaptığı S/R Ar-Ge Grup Liderliği fesih tarihinden çok önce oluşturulmuş ve davacı bu göreve 02.02.2005 tarihi itibari ile atanmıştır. Bu kadro, fesih tarihinde kaldırılmış değildir. Davacının görev yaptığı kadronun kaldırılmaması, yerine yeni atama yapılması ve yapılandırmanın fesihten sonra oluşturulması gibi somut maddi olgulara göre, davalı işverence gerçekleştirilen iş sözleşmesinin feshi, geçerli nedene dayanmamaktadır. Feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi gerekir. Yazılı şekilde isteğin reddi hatalı bulunmuştur.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,
4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,
5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6. Davacının yapmış olduğu 109.90 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 400-YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 03.04.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy