(4857 S. K. m. 2) (657 S. K. m. 4) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Bakanlığa ait Ankara Palas Devlet Konukevinde çalışmakta iken 1998 tarihinde emekli olduğunu, 657 Sayılı Kanun bünyesinde sözleşmeli personel sıfatı ile çalıştırılması nedeni ile kıdem tazminatı ödemesi yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının 657 Sayılı Kanunun 4/B maddesi uyarınca sözleşmeli personel olarak istihdam edildiğini, 1475 Sayılı Yasanın uygulanamayacağını, konunun idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının özel meslek bilgi ve ihtisasının bulunmadığı, sözleşmenin idari sözleşme mahiyetinde olmadığı gerekçesi ile isteği hüküm altına almıştır.
Sözleşmeli personeli düzenleyen 657 Sayılı Kanunun 4/B maddesi Kalkınma planı, yıllık program ve iş programlarında yer alan önemli projelerin hazırlanması, gerçekleştirilmesi, işletilmesi ve işlerliği için şart olan, zaruri ve istisnai hallere münhasır olmak üzere özel bir meslek bilgisine ve ihtisasına ihtiyaç gösteren geçici işlerde, kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen ve işçi sayılmayan kamu hizmeti görevlileri... olarak belirlenmiştir. Mahkemece, davacının atamasında uygulanan prosedürün sözleşmeli personel atamasına uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmamıştır. Bu durumda ilgili yerlerden davacının, 657 sayılı Kanunun 4/B maddesinde öngörülen kurumun teklifi üzerine Devlet Personel Dairesi ve Maliye Bakanlığının görüşleri alınarak Bakanlar Kurulunca geçici olarak sözleşme ile çalıştırılmasına karar verilen kişilerden olup olmadığı araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 28.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy