(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 34, 41, 47, 59)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem, izin, fazla çalışma ücreti, bayram ve genel tatil ücreti ve ikramiye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 28.02.2006 günü tayin edilerek taraflara çağrı kâğıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M.İ. ile karşı taraf adına Avukat F.K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalılar D. ve B. olarak iki kişi olduğu halde, mahkemece karar başlığında davalılardan sadece D. ismine yer verilmiş ve bu davalı aleyhine karar verilmiştir. Karar bu yönüyle hatalı olmuştur.
3- Davalı işverenin bir kısım işçilik alacakları yönünden temerrüde düşürüldüğü tarihte davacının iş sözleşmesi henüz feshedilmiş değildir. Hüküm altına alınan ihbar tazminatı ile izin alacağına iş sözleşmesinin feshedildiği tarihinden daha önceki bir tarihten faize karar verilmesi de hatalı olmuştur. Her iki istek için dava ve ıslah tarihlerinden itibaren faiz yürütülmelidir.
4- İşçinin hak kazanıp da kullanmadığı izin sürelerine ait ücreti, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin feshinde son ücret üzerinden işverence ödenmesi gerekir. Mahkemece bahsi geçen alacağa 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi uyarınca bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesine karar verilmiştir. Kullanılmayan izin süresinin son ücret üzerinden alacağa dönüşmesi 4857 sayılı İş Kanunu'ndan kaynaklanan bir durum olup çalışma karşılığı olmayan bu ödemenin geniş anlamda ücret içinde değerlendirilmesi doğru olmaz. Anılan istek yönünden yasal faiz yerine, bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi yerinde değildir.
5- İzin ücretinden takdiri indirim yapılmış oluşu da hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 450.-YTL duruşma avukatlık parasının davacıya, davacı yararına takdir edilen 450.-YTL avukatlık parasının davalıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy