(818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parası ile temettü alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı; davacının usulsüz banka işlemleri nedeniyle haklı olarak iş sözleşmesine son verildiğini belirtmiştir. Mahkemece bu savunma üzerinde durulmadan salt davacının ceza mahkemesinde beraat ettiği gerekçesi ile, ihbar ve kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmıştır. Borçlar Kanununun 53. maddesine göre Ceza Mahkemesinin beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz. Bu nedenle taraflardan delilleri sorulmalı, iki bankacı ve bir hukukçudan oluşan üç kişilik bir bilirkişi heyetinden davacının işleminde kusurlu olup olmadığına ilişkin rapor alınarak sonucuna göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy