(1475 S. K .m. 14) (4857 S. K. m. 17, 32) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar, ücret ve ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK. nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur. Davalı işveren ise, davacı ve diğer bir kısım işçilerin yemekhanede toplanarak kanunsuz grev yapması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece, ücretin ödenmesinin gecikmesi 20 günü bulmadığı halde davacının diğer bir kısım işçilerle birlikte yemekhanede toplanıp vardiya süresince çalışmadığı bu durumun işverene haklı fesih imkanı verdiği gerekçesiyle isteklerin reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerden, davacı işçinin vardiyasına geldiği halde yemekhanede toplanan diğer işçilerin eylemine katılarak iş başı yapmadığı kanıtlanabilmiş değildir. Gerçekten, fesih yazısında belirtilen vardiyada çalışması gerekenler arasında davacının ismine rastlanmamıştır. Yine noter tespit tutanaklarında da davacı ismi yer almamıştır. Böyle olunca davacının fesih yazısında belirtilen vardiya saatlerinde çalışması gerektiği halde yemekhanede toplandığı toplu olarak çalışmama eylemine katıldığı yöntemince ispatlanamadığından, işverence yapılan feshin haklı olarak değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy