(4857 S. K. m. 37)
Dava: Davacı, vergi cezasının bedelinin faiziyle iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Kızılay Derneğinin Bursa Şubesi Tıp Merkezinde 1999-2000 tarihleri arasında aylık maaş karşılığında görev yaptığını, aylık ücret için kestiği serbest meslek makbuzlarına davalı derneğin talimatı uyarınca vergiden muaftır kaşesi bastığını; ancak, daha sonra Vergi Dairesince yapılan inceleme sonucunda serbest meslek makbuzunda KDV nin hesaplanması gerektiği gerekçesiyle kesilen vergi cezalarını ödemek zorunda kaldığını, bu duruma davalının hatalı yönlendirmesinin sebep olduğunu ileri sürerek ödediği vergi aslı ve cezalarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, vergi muafiyetinin kendi ürettiği mal ve hizmetlerde söz konusu olduğunu, personele yapılan ödemelerin buna dahil edilemiyeceğini, maliyenin davacıdan almaması gereken KDV ni hataen almış olmasının Kızılaya yönelmesini gerektirmeyeceğini, belirterek, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, Serbest Muhasebeci Mali Müşavir olan bilirkişiden alınan rapor doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde: Davacının, davalı derneği ait tıp merkezi göz polikliniği servisinde uzman hekim olarak çalıştırılmak üzere taraflar arasında iş sözleşmesi (hizmet akdi) yapıldığı, iş sözleşmesinde, günlük çalışma saatlerinin belirtildiği, ücretin, göz poliklinik servisinin aylık hasılatının % 40 ının davacının brüt aylık ücretini oluşturacağı ve bundan her türlü yasal kesintilerin yapılarak sözleşmede yazılı fiks ücretin altında olmamak kaydıyla net ücretinin ödeneceği şeklinde kararlaştırıldığı görülmüş, davacının davalı dernekten aldığı ücretler için kestiği serbest meslek makbuzları da KDV ni göstermemesi nedeniyle Vergi Dairesince tahakkuk ettirilen vergi aslı ile kesilen ayları ödediği anlaşılmıştır.
Serbest muhasebeci Mali Müşavirden alınan bilirkişi raporunda; davacının, davalı kurumdan aldığı ücretlerinin KDV den muaf olmadığı, davacının bu durumu bilmesinin gerektiği, yasayı bilmemenin mazeret olamayacağı, yine aynı şekilde davalının da bu yanlış uygulamada sorumluluğunun bulunduğu, davacı ve davalının bu uygulamada % 50 şer sorumlu olacağı belirtilmiş ve mahkemece başka bir inceleme ve araştırma yapılmadan sözü edilen bilirkişi raporu benimsenip yazılı olduğu üzere davanın kısmen kabulü yönünde hüküm oluşturulmuş ise de bilirkişi raporunda yapılan değerlendirme ve belirtilen görüş taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği ile bağdaşmamaktadır. Aradaki ilişki hizmet aktine dayandığına göre ücret ödemesinin serbest meslek makbuzu ile değil işveren tarafından düzenlenmesi zorunlu olan bordro ya da eşdeğer nitelikte belgelerle yapılması gerekir. Mahkemece, ücret ödemelerinin sözleşmeye uygun olarak yapılıp yapılmadığı araştırılmadığı gibi serbest meslek makbuzu kesilmesinin sebebi belirlenmemiştir. Somut olayda doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı derneğe ait tıp merkezinin göz poliklinik servisinin davacının çalıştığı tüm süreye ait aylık hasılatlarını belirtir belgelerle davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin tahakkuk ve tediye belgeleri getirtilmeli, bundan sonra yeniden bilirkişiye başvurularak ücret ödemelerinin sözleşmeye ve kesintiler yönünden mevzuata uygun olarak yapılıp yapılmadığı, belirlenmeli davacının serbest meslek makbuzu kesmesinin sebebi tespit edilmeli, ücret ödemeleri işverence düzenlenmesi zorunlu olan bordro yada eşdeğer nitelikteki belgeler yerine serbest meslek makbuzu karşılığında ödenmiş ise bu durumda davacının ödemek zorunda kaldığı KDV nedeniyle ücretinde noksanlık meydana gelip gelmediği ücretten kesilmesi gerekli olan yasal kesintiler dikkate alınmak suretiyle tesbit edilmeli, noksanlık varsa bunun davalı dernekten (işverenden) talep edebileceği düşünülmeli aksi halde davacının kestiği serbest meslek makbuzlarından dolayı ödemek zorunda kaldığı KDV. nin iş sözleşmesine dayanılarak davalı dernekten (işverenden) rücuan talep edilebileceği mümkün olamayacağı nazara alınarak sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 06.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy