(4857 S. K. m. 34, 41)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, ücret ile hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Ünal tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, dava dilekçesinde davalıya ait işyerinde parça başı ücretle andezit taş kesme işçisi olarak çalıştığını, kış ayları olan (Kasım, Aralık, Ocak, Şubat) aylarında ortalama 500,00 YTL; yaz ayları olarak kabul edilen diğer aylarda ise ortalama aylık 800,00 YTL parça başı ücret aldığını, son üç ay 2005 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait 2.400,00 YTL tutarındaki ücret alacağının ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı talep etmiştir.
Davalı, davacının parça başı ücretle çalıştığını, ücretlerini imzalı bordrolar ile aldığını, ücret alacağı bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının son üç aylık ücretinin ödenmediği gerekçesiyle 2.400,00 YTL ücret alacağı hüküm altına alınmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, davacının iş akdinin 07.07.2005 tarihinde davalı işveren tarafından feshedildiği anlaşılmaktadır. Davalı işveren, mavi klasör içerisinde 2005 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ait imzalı ücret bordrolarını dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili, 21.06.2006 tarihli duruşmadaki beyanında işverenin dosyaya sunmuş olduğu 2005 yılı Mayıs ve Haziran ayı ücret bordrolarındaki imzaların kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Mahkemece bu konuda bir araştırma ve inceleme yapılmamıştır. Ödeme belgesi niteliğindeki bu bordrolar ve davacı tarafından yapılan imza inkarı mahkemece değerlendirilmeli; Bölge Çalışma Müfettişince tanzim edilen 12.09.2005 tarihli tutanakta davalı işveren vekilinin işçiye 1.800,00 YTL ücret borçlarının olduğu yönündeki imzalı beyanı da göz önüne alınarak ücret alacağı hakkında bir karar verilmelidir.
3-) Davacının parça başı ücretle çalıştığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi bu konu tarafların da kabulündedir. Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre, fazla çalışma saatinin zamsız kısmının parça başı ücret karşılığı ödendiğinin kabulü gerekir. Buna göre fazla mesai saatinin sadece %50 fazlası hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır.
4-) Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı verdiği 06.12.2006 tarihli beyan dilekçesinde; fazla mesai alacaklarının zamanaşımına uğradığını ileri sürerek zamanaşımı definde bulunmuştur. Davacı vekili, davalı vekilinin 06.12.2006 tarihli zamanaşımı defini de içeren bu itiraz dilekçesine karşı verdiği 15.12.2006 havale tarihli dilekçesinde, zamanaşımı definin süresinde yapılmadığı yönünde derhal ve açıkça karşı çıkmamıştır. Bu durumda davalının zamanaşımı defi değerlendirilmelidir. Mahkemece, davalının zamanaşımı defi nazara alınmadan fazla mesai alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
5-) Davanın bir kısmının reddine karar verilmesine rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy