(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, itirazın iptali, ücret için ödenen paranın mahsubu ile bakiyesinin ödenmesine ve % 40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Başbayraktar Taşkın tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı bir kısım alacakları için icra takibi yapmış, davalı borçlu takibe itiraz etmiştir. Her ne kadar davacı takibe itirazın iptali için açtığı dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise itirazın iptali davasında takip dışında bırakılan kısmın ıslah yoluyla olsa da artırılarak tahsili istenemez.
Bu nedenle icra takibine konu edilmeyen yıllık izin ücreti ve CD satış payına ilişkin ıslahla artırılan miktara karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY:
Davacı işçi davalıya ait işyerinde 8 yıl 6 ay 8 gün süreyle çalışmıştır. Bir kimsenin bu kadar uzun süre hiç yıllık izin kullanmamış olması hayatın olağan akışına uygun düşmez. Mahkemece ödeme emrin de talep edilen izin ücretinin ait olduğu yıllar ve izin süreleri yönünden açıklama yaptırılmadan ve gerekirse resen yemin teklifi hususu gözetilmeden tüm hizmet süresinde hiç izin kullanmadığı kabul edilerek hesaplanan izin ücretine hükmolunması yerinde değildir. Hükmün bu sebepten de bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk tarafından oluşturulan bozma kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy