(2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 17, 18)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S.Tok tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Feshin geçersizliği işe iade davası kabul edilip kesinleşen davacı, işe başlatılma istemini içeren dilekçesini süresinde davalının muhasebe müdürüne elden teslim ettiğini, buna rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek, anılan kararın sonuçlarından olan alacaklar için giriştiği icra takibine itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacının İnsan Kaynakları Müdürlüğü'ne hitaben yazdığı dilekçesinin aynı müdürlüğe teslim edilmesi gerektiğini, personelle ilgili birimin İnsan Kaynakları Müdürlüğü olduğunu bu nedenle muhasebe müdürünün dilekçeyi almaya yetkili olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalının Anonim Şirket olması nedeniyle, davacının işverene başvuru dilekçesinin tebliğinin, 7201 s. Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ve Tebligat Tüzüğü'nün 17 ve 18. maddelerine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının işe başlatılma başvurusuna ilişkin dilekçesinin 26.5.2006 tarihinde Hasan Duman isimli kişi tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Adı geçen şahsın, davalının muhasebe müdürü olduğu çekişmesizdir.
Tebligat Kanunu 13. maddesinde Hükmi şahıslar namına kendilerine tebliği yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutad işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orana hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. denilmektedir.
Davacının dilekçesini teslim alan kişi davalının muhasebe müdürüdür. Bu durumda davacının dilekçesinin davalıya tebliğinin geçerli ve usulüne uygun olduğu açıktır.
Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilerek, davanın niteliğine göre araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy