(4857 S. K. m. 41, 57) (2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, fazla çalışma ve izin ücreti, kötüniyet tazminatı ile vize ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Bıçaklı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, tüm hizmet süresi boyunca 206 gün yıllık izne hak kazandığını, işveren tarafından ise sadece Ocak 2005 ayına ait ücret bordrosu ile bir miktar izin ücreti ödemesi yapıldığını iddia ederek yıllık izin ücreti talebinde bulunmuştur.
Davalı işveren tarafından davacı imzasını taşıyan yıllık izin defteri ya da eşdeğer bir belge sunulmamıştır. Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarından, biri iş yoğunluğundan yıllık izin kullanılmadığını, diğeri ise işyerinde yıllık izinlerin kullanıldığını, ancak tam olarak kullanılamadığını beyan etmiştir. Davalı tanık anlatımları da savunmayı doğrular mahiyettedir. Dosyada mevcut işyeri belgeleri arasında davacıya ait olduğu ve izinlere ilişkin olduğu anlaşılan tablo değerlendirilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş söz konusu tablonun değerlendirilmesi ile davacıya gösterilerek diyeceklerinin sorulması, sonucuna göre bir karar verilmesinden ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyada bulunan 10.1.2005 tarihli ibranamede, davacı açık bir şekilde yıllık ücretli izinlerinin ve ayrılış sırasında yıllık ücretli iznine karşılık olan ücretini aldığını belirtmiştir. Bu beyana göre davacının çalıştığı süre içerisinde hak kazandığı ücretli izinlerin kullandığının ve kullanmadığı izninin karşılığı ücretini aldığının kabulü gerekir. Başka bir anlatımla ibranamede ücretli izin hakkına ilişkin olarak yazılı beyana göre davacının ücretli izinden talep edebileceği hakkı bulunmamaktadır. Her ne kadar ibranameye ihtirazi kayıt düşülmüşse de ücretli izne ilişkin beyanın açıklığı karşısında söz konusu ihtirazi kaydın izin ücreti talebini de kapsadığı kabul edilemez. Bu nedenle hükmün izin ücreti talebi reddedilmek üzere bozulması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun onama kararına katılamıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy