(4857 S. K. m. 25)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçinin hizmet akti 25.4.2005 tarihinde atandığı, posta başlığı görevini 26.7.2005 de kendi isteği ile bırakması, hizmet aktinde taahhüt ettiği halde fazla mesaiye kalmaması, performansının düşüklüğü ve tutanaklarda yazılı olan bu kadar paraya bu kadar çalışılır, beğenmiyorsanız çıkartın gibi sözleri sarfettiği gerekçesi ile 28.2.2006 tarihinde iş yasasının 25/2 maddesi gereğince işveren tarafından feshedilmiştir.
Atandığı bir görevi bırakması işverence kabul edildiği gibi 6 işgünü de geçtiğinden fesihte etken görülmemiştir. 2006 yılında Cumartesi ve Pazar günlerinde fazla mesaiye kalması istendiği ve kalmadığı tutanaklardan anlaşılmaktadır. Davacı 3.4.2004 günlü hizmet aktinde fazla çalışma yapmayı kabul etmişse de ilgili yönetmelik gereğince 2006 yılı için davacıdan alınmış izin belgesi ibraz edilmiş değildir. Çalışanlarca tutulan ve performansının düşük olduğuna dair tutanağın hangi objektif standartlara dayandığı kanıtlanmış değildir. Söylediği belirtilen sözler feshi gerektirir ağırlıkta değildir. Tüm bu sebepler geçerli fesih nedeni olabilirse de yasanın 25/II maddesinde sınırlı sayıda sayılan haklı fesih sebepleri içinde yer almamaktadır.
Böyle olunca davacının kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy