(4857 S. K. m. 41, 47)
Dava: Davacı, fazla mesai, vardiya primi ile ulusal bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının dayandığı davalıya ait puantaj kayıtlarına göre tip çalışması mevcuttur. 1475 sayılı Yasa döneminde radyolink istasyonunda 24 saat nöbet 48 saat dinlenme şeklinde gerçekleşen birinci çalışma şeklinde, Hukuk Genel Kurulu'nun dairemizce de benimsenen görüşüne göre bir günlük fiili çalışma süresi 14 saat olduğundan ve haftada 3 gün çalışılmakla, 45 saat aşılmadığından anılan çalışmasında fazla çalışma söz konusu olmamaktadır. Bu çalışma dönemi için de fazla mesai hesaplaması hatalıdır.
Davacı uzun bir dönem ise birinci gün 08:00-17:00, izleyen gün 17:00-08:00 saatleri arası çalıştıktan sonra 24 saat dinlenmektedir. Anılan çalışmasından bilirkişi raporunda belirlenen günlük ara dinlenmesi süreleri indirildikten sonra her hafta için ayrı ayrı toplam çalışma süresi hesaplanmalıdır. Her hafta çalışılan gün sayısı farklı olduğundan aylık çalışma süresi üzerinden sonuca gidilmesi isabetsizdir.
3- Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre ihtirazi kayıtsız fazla mesai ödenen aylar ile ücreti ödenen genel tatil günleri için anılan alacakların hesaplanması mümkün değildir. Mahkemece davacıya ödenen fazla mesai toplamı hesaplanan alacaktan çıkarılarak kalanının kabulüne karar verilmiştir. Genel tatil alacağında da aynı tarz mahsup işlemi yapılmıştır. Davacının yapılan ödemelere itirazı yoktur. Böyle olunca sadece fazla mesai ücreti ödenmeyen aylar ile ücreti ödenmeyen genel tatil günleri alacakları hesaplanarak sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy