(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25, 41, 46, 47, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücretli izin ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.K. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeple re göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren 3.6.2005 tarihli fesih yazısında 31.5.2005 tarihinde tespit edilen izinsiz olarak çalışmak şeklindeki iş ve eylemlerinden ötürü 4857 Sayılı İş Kanunun 25/2-e maddesi uyarınca davacının hizmet akdinin haklı nedenle feshedildiğini bildirmiştir. Ancak yargılama aşamasında davacının davalı işyerinin karşısında bir dükkan kiralayarak burayı manav olarak işletmeye başladığını davalı işyerinin iştigal konusuna giren ürünleri sattığını davalı mağazanın müşterilerini kendi dükkanına yönlendirdiği bu şekilde rekabet etmeme yükümlülüğüne ve sadakat borcuna aykırı davranışları nedeniyle hizmet akdinin feshedildiğini savunmuştur. İşveren fesih bildiriminde belirttiği sebeplerle bağlı olup bu sebepleri sonradan değiştiremez. Kaldı ki davacının başka yerde çalıştığı olgusuna dayanan işveren bu iddiasını da her türlü şüpheden uzak delillerle de kanıtlayamamıştır. Bölge sorumlusu olarak dinlenen davalı tanığı Ş.Ş. davacının davalı işyerinin karşısında resmiyette kimin adına açıldığını bilmediği manav dükkanının çalışmaya hazırlık safhalarının davacı tarafından gerçekleştirildiğini ancak davacının hazırlık faaliyetlerini mesai saatleri dışında gerçekleştirdiğini beyan etmiştir. Küçük Yol Vergi Dairesinin yazısına göre de söz konusu dükkanın 6-6-2005'de (fesihten sonra) davacının annesi M.H. tarafından faaliyete geçirildiği belirtilmiştir.
Dolayısıyla davacının işyerinin tam karşısında bir manav dükkanı açtığı kabul edilse bile mesai saatleri dışında söz konusu yerde çalışması hizmet akdinin gerektirdiği yükümlülüklerin ihlal edildiği anlamına gelmez. Bu sebeple davalı işverene karşı doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunduğu, kanıtlanamayan davacının hizmet akdinin bu Şekilde feshedilmesi tazminatı gerektirir. Bu eylem olsa olsa geçerli bir fesih nedeni oluşturur. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy