(4857 S. K. m. 18, 19)
Dava: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının 20.7.2005 - 8.1.2006 tarihleri arasında belirli süreli sözleşme ile çalıştığını ve işyerinden ayrıldığını, 28.1.2006-12.7.2006 tarihleri arasında başka bir işverene ait işyerinde çalıştığını, daha sonra 24.7.2006 tarihinde tekrar dava konusu işyerinde çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin deneme süresi içinde 22.9.2006 tarihinde feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacının ilk dönem çalışmasının belirli süreli sözleşmeye dayanması, ikinci dönem çalışmasının ise 6 aydan az olmasından dolayı iş güvencesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18/4 maddesine göre, işçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. Belirtilen hüküm karşısında davacı ayrı iki dönemde çalışmış olsa bile her iki dönemin atlı aylık kıdem tespitinde birleştirilerek hesaplanması gerekir. Davacının davalı işyerinde 20.7.2005-8.1.2006 ve 24.7.2006-22.9.2006 tarihleri arasında olmak üzere iki dönem çalışması birleştirildiğinde kıdemi 6 aydan fazladır. Mahkemece, son dönem çalışmasının 6 aydan az olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19.maddesi uyarınca fesih bildiriminin yazılı olarak yapılması ve fesih nedeninin açık ve kesin olarak belirtilmesi gerekir. Dosya içeriğine göre fesih bildiriminde fesih nedeninin açık ve kesin bir şekilde belirtilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, geçerli neden gösterilmeden iş sözleşmesi feshedilmiş olduğundan işe iade isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekir.
Belirtilen nedenlerle, yerel mahkeme kararının 4857 sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Sakarya İş Mahkemesinin 8.3.2007 gün ve 809-149 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının süresi içerisinde başvurusuna rağmen işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının süresi içinde başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 450.-YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan (26.50) YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
8- Temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 08.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy