(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 45, 237)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ihbar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkindir. Taraflar arasında hizmet süresi çekişmelidir.
Davalı, davacının kıdem tazminatı için açtığı ayrı bir dava olduğunu, o davada da itirazları bulunduğunu savunmuştur.
Gerçekten, karara dayanak bilirkişi raporundan, davacının kıdem tazminatı davası bulunduğu ve henüz derdest davadaki ücret esas alınarak hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya içinde feshin geçersizliği işe iade kararı ve onama kararının bir örneği ve davacı vekilinin ihtarname örneklerinden başka hiçbir belge ve bilgi bulunmamaktadır.
Kıdem tazminatı davası taraflar arasındaki hizmet süresi ile ilgili hususları kesin olarak sonuçlandıracak olan davadır. Tüm belge ve delillerin de o dava dosyası içinde olduğu ve henüz sonuçlanmadığı da bellidir. Mahkemece yapılacak iş öncelikle davacının kıdem tazminatı davasının sonucunu beklemek, kesinleşmişse dosya içine getirtilip konulmak; kesinleşmemişse davaları birleştirmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik soruşturma ile ve kararın dayanağı olan denetlemeye elverişli tüm belge ve deliller de getirtilip dosya içine konulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy