(4857 S. K. m. 57)
Davacı, yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına alınmıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş.Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.03.2008 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davacının 1985 ve 1999 yıllarına ait ücretli izinlerinin kullanmadığı gibi ücretinin de ödenmediği dolayısı ile anılan yılların izin sürelerine ait ücreti talep hakkının doğduğu sabittir. Yine davacının 1987,1988 ve 1989 yıllarına ait ücretli izin haklarını kullanmadığı da tartışmasızdır. Ne var ki davalı işveren bu yılların kullanılmayan izin sürelerine ait ücretlerin ödendiğini ileri sürmüş ve bu hususta belgeler sunmuştur. Gerçekten yerleşik uygulama, geçmiş yıllarda hak kazanılıp ta kullanılmayan izin sürelerinin ücreti ödenmişse iş sözleşmesinin feshinde (sona ermesinde) artık bu izin sürelerinin ücretinin talep edilmeyeceği yolundadır. İşveren tarafından dosyaya sunulmuş olan belgeler incelendiğinde, geçmiş yıllarda kullanılmayan ücretli izinlerin tasfiye edilmesi amacıyla paralarının ödenmesine ilişkin olarak Yönetim Kurulunca 21.6.1990 gün ve 659 sayı ile karar alındığı, davacı tarafından verilen 1.11.1990 tarihli dilekçe ile Yönetim Kurulu Kararı doğrultusunda 1987, 1988 ve 1989 yıllarına ait izinlerinin ücret olarak ödenmesinin talep edildiği; işverence söz konusu yıllara ait kullanılmayan izinlerin ücretlerinin tahakkuk ettirilip düzenlenen listede miktarlarının belirtildiği görülmektedir. Ancak sunulu yazılı deliller arasında ödemenin yapıldığını gösterir imzalı belge bulunmadığından demenin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamaktadır. Dosyada bulunan delillere göre ödemenin yapılıp yapılmadığı belirsiz olmakla beraber işlemlerin seyri nazara alındığında ödemenin yapıldığı kuvvetle ihtimal dahilindedir. Bu husustaki belirsizliğin giderilmesi bakımından öncelikle yönetim kurulu kararı ve davacının talep dilekçesi uyarınca 1987, 1988 ve 1989 yıllarına ait kullanılmayan izin sürelerinin ücretinin ödendiğini gösterir imzalı belge bulunup bulunmadığı ve ödemenin ne şekilde yapıldığının araştırılması, buna rağmen yazılı delil ulaşılamadığı takdirde davacıya resen yemin teklif edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar nazara alınarak eksik incelemeye dayanan hükmün bozulması gerekirken aksi düşünce ile onama yönünde oluşan çoğunluk kararına katılamıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy