(4857 S. K. m. 2) (1475 S. K. m. 14)
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı bankanın temizlik ismi ihale ile üstlenen davalı şirket nezdinde çalıştığını iddia ederek kıdem tazminatı isteğinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı banka, davacının şirket nezdinde çalıştığını kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savrulmuştur.
Mahkemece davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunmadığı belirtilerek davalı banka yönünden davanın reddine, şirket yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı 4857 sayılı kanunun 2/6-son maddesidir.
Davalılar arasında düzenlenen sözleşme ile davalı bankanın hizmet binalarının temizliği ve binalardaki kalorifer sisteminin işletilmesi işi davalı şirkete verilmiştir. Ve sözleşmeye göre çalışma koşulları, işçilerin, işe alınmaları ve hizmet akitlerinin feshi, yapılacak işlerin niteliği ve niceliği konularında, ışın denetiminde banka yetkili konumdadır. Yapılan iş de asıl işe yardımcı iş mahiyetinde olup taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6-son maddesi uyarınca asıl-alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu açık olup davalı banka da dava konusu kıdem tazminatından asıl işveren sıfatıyla davalı şirketle birlikte müşterek müteselsildi sorumludur. Mahkemece yazılı gerekçe ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy