(4857 S. K. m. 21, 41, 46, 47) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, İhbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, resmi ve genel tatil ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesini, S.S.K dan emekli olmak için 19.08.2002 tarihinde feshettiğini bildirerek kıdem tazminatı ile bir kısım işçi alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının, S.S.K dan emekli olacağını söyleyip 19.08.2002 günü için bir gün izin aldığını, ancak bir daha işe gelmediğini, S.S.K ya başvurduğuna dair belge sunmadığını, emeklilik hakkında bilgi vermediğini, diğer taleplerinin de yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından sadece kıdem tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İddia, savunma ve dosyada ki delillere göre davacının S.S.K dan emekli olacağını belirtmek suretiyle 19.08.2002 günü işten ayrıldığı, S.S.K. ile sigortalılık başlangıç tarihi yönünden doğan çekişmenin mahkeme hükmü ile giderilmesinden sonra yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak, işten ayrılmak suretiyle iş sözleşmesini feshettiği 19.08.2002 tarihinde yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli koşulları yerine getirmiş olduğu anlaşılmaktadır. 1475 Sayılı İş Kanunun 14. maddesinde, işçinin iş sözleşmesini bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumundan yaşlılık aylığı almak amacıyla feshetmesi durumunda, kıdem tazminatına hak kazanacağı öngörülmüş ve yine aynı maddede, iş sözleşmesinin bu amaçla feshinden söz edilebilmesi için; sözleşmeyi işçinin feshetmiş olması, feshin emekli (yaşlılık) aylığı almak amacıyla yapılmış olması ve işçinin sosyal güvenlik kurumuna başvurduğunu ve aylığı hak kazandığını belgelemesi gerektiği belirtilmiştir. Bu konuda Dairemizin yerleşik görüş ve uygulamasına göre; işçinin, iş sözleşmesini yaşlılık aylığı almak amacıyla feshinde, kıdem tazminatı hakkının dogması için fesih tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanma koşullarının gerçekleşmiş olması yeterlidir. Yasada ön görülen belgeleme koşulluna uyulmamış olması kıdem tazminatı hakkının doğmasını engellemez. Belgeleme koşuluna uyulmaması hali sadece kıdem tazminatının gecikme faizinin fesih tarihinden değil dava tarihinden başlatılması sonucunu meydana getirir. Başka bir anlatımla bu yön işverenin kıdem tazminatı borcu bakımında hangi tarihte temerrüde düştüğünün tespitinde belirleyici olur. Somut olayda, davacının S.S.K dan emekli olmak için iş sözleşmesini feshettiği 19.08.2002 tarihinde yaşlılık aylığına hak kazanmış bulunduğu dosyada ki bilgi ve belgelerle sabit olduğuna göre davacının kıdem tazminatı isteğinin bilirkişi raporu bir değerlendirmeye tabi tutularak kabulü gerekirken S.S.K. ya başvurduğunu ve yaşlılık aylığına hak kazandığını iş verene belgelemediğinden bahisle reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy