(2821 S. K. m. 29) (4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21)
Dava: Davacı, işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı Türk Harb İş Sendikası Adana Şube Başkanı olarak görev yaparken, sendikacılık görevinin 17 Haziran 2006 tarihinde şube genel kurulunda yeniden aday olmaması üzerine sona erdiğini, TİS'nin 32/c maddesince belirtilen 15 günlük süre içinde işverene başvurarak işbaşı yaptırılması istediğini, davalı şirketin işe başlatmadığı gibi geçerli bir sebep de göstermediğini belirterek işe iadeye, feshin sendikal sebeplerle yapılmış olması nedeni ile tazminatın 12 aylık ücreti olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davacının sendika başkanlığına seçilmesi ile iş sözleşmesinin istifa ile sonlandığını, davacının üstlendiği sendikal görevi sona erdikten sonra işyerine yaptığı başvurunun yeni bir iş başvurusu olduğunu ayrıca davacının çalıştığı bakım onarım bölümüne davacı ayrıldıktan sonra işçi alındığını, işin yürütülmesi için zorunlu olan bu kadronun dolması nedeni ile davacının çalışabileceği benzer bir kadro bulma imkanı da ortadan kalktığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece; toplu iş sözleşmesinin 32/c maddesi hükümleri uyarınca davacının sendika şube başkanı olduğu dönemde ücretsiz izinli sayıldığı ve iş akdinin devam ettiği, toplu sözleşme hükümleri uyarınca davacının davalı şirkete başvurarak sendika başkanlığı yaptığı dönemde ücretsiz izinli statüsünde gösterilmesini talep ettiği ve davalı şirketin de 29.09.2000 tarihli yazıları ile davacının sendika şube başkanlığı süresince ücretsiz izinli sayıldığını kabul ettiği, davacının sendika şube başkanlığı döneminde ücretsiz izinli sayılması nedeni ile başkanlık görevinin sona erdiği 17.06.2006 tarihinden itibaren 15 gün içerisinde 30.06.2006 tarihinde işbaşı başvurusu yapmasına rağmen davalı şirket tarafından 30 gün içerisinde başvurusuna cevap verilmemesinin ve işe başlatılmamasının iş akdinin fesih niteliğinde olduğu, iş akdinin 30.07.2006 tarih itibarı ile fesih edilmiş sayılacağı iş yerindeki işçi sayısı, ve kıdemi nedeni ile davacının 4857 s. Y.nın iş güvencesi hükümlerine tabi olduğu, davacının iş akdinin sendika şube başkanlığına başladığı tarihte kendi isteği ile sona erdiğine ilişkin fesih sebebinin geçersiz fesih niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İş yasalarında ücretsiz izin düzenlemesi mevcut değildir. Bu kavram Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiştir. Buna göre tarafların karşılıklı anlaşmaları ve Toplu İş Sözleşmeleri ile ücretsiz izin düzenlemesi getirilmesi mümkündür. Ancak buradaki amaç işçinin veya işyerinin zorunlu nedenlerden dolayı yapılan bir uygulama olup bunun belirli bir zaman sınırlaması ile yapılması mümkündür.
Belirsiz süreli veya çok uzun süreli ücretsiz izin uygulamasının ücretsiz izin amacı ile bağdaştırılması mümkün değildir. Aksinin kabulü kamu düzeni ile bağdaşmaz.
Somut olayda profesyonel sendikacı olarak seçilen davacının ne kadar süre ile profesyonel sendikacılığını sürdüreceği belli değildir. Nitekim altı yıl gibi uzun bir süre sonra profesyonel sendikacılıktan ayrılarak işe başlama talebinde bulunmuştur. Bu süre içerisinde davacının ücretsiz izinli ve hizmet akdinin askıda olduğunun kabulü yukarıda anlatılan gerekçe ile mümkün değildir. Davacının hizmet akdinin profesyonel sendikacılığa seçildiği 2000 yılında sona erdiğinin kabulü gerekir. Böyle olunca 2006 yılındaki işe yeniden başlama talebinin 2821 sayılı yasanın 29. maddesi düzenlemesine göre çözümlenmesi gerekir.
Somut olayda 4857 sayılı yasanın 18-21. maddelerinde düzenlenen iş güvencesi hükümlerinin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Zira 2006 yılında kurulmuş yeni bir hizmet akdi mevcut değildir. Dairemizce 4857 sayılı yasanın 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde karar vermiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca takdir edilen 450-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davalı tarafından peşin yatırılan temyiz harcının isteği halinde kendisine İADESİNE, kesin olarak, 05.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy