(4857 S. K. m. 18, 19, 20, 21) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin özelleştirme kapsamında bulunan müvekkili şirketin organizasyonel küçülme ve üretim konusu ürünlere talebin düşüşünün devam etmiş olması ve satışların azalması sonucu oluşan atıl işgücü nedeniyle feshedildiğini, müvekkilinin tekel olma niteliğinin sona erdiğini ve özelleştirme kapsamına alındığını, özelleştirme sürecinin uzun sürmesinin Pazar kaybına yol açtığını, Tekel AŞ'ye bağlı birden fazla şirket söz konusu olsa da tüm şirketlerin konsolide bütçe oluşturularak tek merkezden idare edildiğini, iş sözleşmesi feshedilecek işçilerin yaşlılık aylığı almaya hak kazanan işçiler arasında seçilerek sosyal güvenceleri nedeniyle mağdur olmalarının engellendiğini, davacının iş sözleşmesinin de yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı için değil özelleştirme kapsamında olunması ve şirketin zarar etmesi nedeniyle feshedildiğini, piyasadaki gelişmeler vb. nedenlerle bir takım ünitelerin kapatılması ve buna bağlı olarak bir kısım işçinin iş sözleşmesinin feshinin zorunlu hale geldiğini, 2004 ve 2005 yılında zarar edildiğini ve 2006 yılında da zararın beklendiğini, müvekkili şirketin 5.2.2001 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulunun kararı ile özelleştirme kapsamına alındığını, 31.3.2002 tarihinde de yeniden yapılandırılmasına karar verildiğini, 4733 sayılı kanundan sonra yaşanan rekabet ortamına müvekkili şirketin ayak uyduramaması nedeniyle pazar payında düşüş yaşandığını, bir takım birimlerin Özel sektöre devredildiğini ve işçi çıkartmaların yaşandığını, davalı şirkette atıl işgücü olarak bulunan 603 sözleşmeli ve kadrolu memurun kurum dışına nakledildiğini, 30.3.2006 tarihinde değişik illerdeki birim ve ünitelerin kapatılmasına karar verildiğini, müvekkili şirketteki işyerinde personel azaltılmasına neden olan koşullar devam ettiği sürece yaşlılık aylığı almaya hak kazanan çalışanların iş sözleşmelerinin feshedildiğini, müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan kurutulabilmesi için ihtiyaç fazlası işgücünün giderilmek istendiğini ve bunu yaparken de yaşlılık aylığı hak kazananlar arasından seçildiğini, yapılan fesihlerde usul kurallara uyulduğunu ve fesihlerin geçerli olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece personel fazlalığının davacıya etkisi ile ilgili herhangi bir delil sunulmadığı, davacın yaptığı iş ve kadrosuyla da ilgili bir personel fazlalığının oluşup oluşmadığı ve bunun sonucunda davacının iş sözleşmesinin feshi zorunluluğunun doğup doğmadığının somut delillerle kanıtlanmadığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz uygulamasına göre işyerinde ekonomik, teknolojik, yeniden yapılanma gibi işletme içi veya işletme dışı nedenlerle meydana gelen işgücü fazlalığından dolayı işçi çıkarılmasında emekliliğe hak kazanmış olanların seçilmesi ve bu durumdaki personelin objektif ve genel bir uygulamaya tabi tutulması geçerli neden kabul edilmektedir. Somut olay bakımından, davalı işverenin savunmasında belirttiği nedenler işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını gerektirmektedir. Mahkemece yapılacak iş; işletme, muhasebe ve hukuk konularında uzman olan üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığı ile işyeri kayıtları üzerinde inceleme yapılarak işyerinde işgücü fazlalığının oluşmasına neden olan ekonomik, teknolojik veya yeniden yapılanma gibi olgular bulunup bulunmadığını saptamak, işçi fazlalığı söz konusu ise emekliliğe hak kazanmanın ölçüt olarak dikkate alınıp alınmadığı, alınmış ise bunun objektif ve genel bir uygulamaya tabi tutulup tutulmadığını belirlemek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 05.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy