(4857 S. K. m. 41) (1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile birleştirilen davada erzak yardımı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava dilekçesinde kıdem tazminatının yarısının davadan önce ödendiği belirtilmiş, kalan miktarın dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte tahsili istenmiştir. Yargılama sırasında işverence kıdem tazminatının tamamı taksitler halinde ödenmiştir.
Yargılama sırasında ödenen kıdem tazminatı için taleple bağlı kalınarak dava tarihi ile her bir ödeme tarihleri arasında ödenen miktarlar için ayrı ayrı bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmesi gerekirken, mahkemece harcı yatırılmak suretiyle faiz talep edilmediği gerekçesiyle bu yönde bir hüküm kurulmamıştır. Belirtmek gerekir ki, miktar belirtilerek harcı yatırılmadığı sürece faiz yönünden tahsil hükmü kurulması mümkün değilse de, yargılama sırasında ödenenler yönünden faiz yürütülmesine dair karar verilmesi olanaklıdır. Kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.04.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy