(4857 S. K. m. 17, 32, 57)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, resmi ve dini bayram ücreti ile fazla çalışma alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, hizmet aklinin işverence haksız feshedildiğini iddia ederek ihbar, kıdem tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ücretlerinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren ise davacının yapmakla yükümlü olduğu ödevleri yapmaması nedeniyle aktin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı nedenle yapıldığının kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmiş, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram, genel tatil ve yıllık izin ücretleri hüküm altına alınmıştır.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir, işverence düzenlenen fesih bildiriminde davacıya işveren namına yatırması için gönderilen S.S.K. primleri yatırmayarak işvereni zarara uğratması işveren adına Avukat Mehmet A.'dan tahsil ettiği paraların akıbeti konusunda izahat getirmemesi vb. sebeplere dayanak yapmakla yükümlü olduğu görevleri yapmadığı belirtilmiştir.
Yargılama sırasında T. Y. tarafından Y. İ.aleyhine Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi'nde S.S.K. prim borçlan ve gecikme zammı T. Y. adına Avukat Mehmet A.'dan tahsil ettiği paraların ödenmesi, su ve elektrik paralarının tahsili yönünden alacak davası açılmıştır. Mahkemece dosya içeriği itibariyle davacının hatırlatmalara rağmen işini savsadığı, görevlerini yerine getirmediği olgusunun ispatlanmış olması nedeniyle Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın bekletici mesele yapılmadığı belirtilmiştir.
Hukuk mahkemesi kendisine açılmış olan bir davayı bütün yönleriyle inceleyip karara bağlamakla yükümlüdür.
Bir davadaki asıl sorun hakkında karar verilebilmesi için daha önce çözülmesi gereken bir sorunun başka bir mahkeme tarafından başka bir davada karara bağlanması gereken hallerde bekletici mesele söz konusu olur. H.U.M.K.'nun da bekletici meseleyi düzenleyen genel bir hüküm yoktur. Ancak gerekli halleri bekletici mesele yapmak H.U.M.K. 'nun sistemine göre mümkün olup Yargıtay'ın uygulaması da bu yoldadır.
Derdest olan bir davanın sonuçlanmasının başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için bekletici mesele yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması ve iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Mevcut olup olmadığı diğer davada kesin olarak karara bağlanacak olan hukuki ilişkinin, kısmen veya tamamen bekletilerek davaya etkili olması başka bir ifadeyle diğer dava hakkında verilecek hükmün bekletilerek davada verilecek hükmü etkileyecek nitelikte olması gerekir.
Somut olayda Kandıra Asliye hukuk mahkemesi tarafından verilecek karar bu davanın sonucunu da etkileyeceğinden ve her iki dava arasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dava sonuçlanıp kesinleşene kadar mahkemece bekletici mesele yapılmalı söz konusu dava kesinleştikten sonra bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir. Yazılı şekilde hüküm tesisi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31.03.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy