(4857 S. K. m. 19, 20, 25)
Dava: Davacı işçi, sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle İş Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği gerekçesi ile davacının işe iade isteğinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre davacı işçinin 12.9.2005 tarihinde iş sözleşmesinin feshedilmesi üzerine Eyüp 2. İş Mahkemesinin 2005/38 esas sayılı dosyası ile işe iade davası açtığı, mahkemece feshin İş Kanununun 19. maddesinde belirtilen usule uygun yapılmadığı gerekçesi ile işe iadesine karar verildiği, kararın Dairemizce onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen işe iade kararından sonra davacı işçi işe başlatılmak için süresinde başvurmuş ve işverence işbaşı yaptırılmıştır. Davacının işbaşı yapmasından 3 gün sonra, 15.8.2006 tarihli fesih bildirimi ile işe iade kararının disiplin kurulu kararını ortadan kaldırmadığı, disiplin kurulu kararının İş Kanununun 19. maddesine uygun tebliğ edilmediği gerekçesi ile işe iade kararının verildiği, bu defa usulüne uygun tebliğ yapılarak denilmek suretiyle daha önce fesih nedeni yapılan olaydan dolayı bu defa İş Kanunun 19. maddesinde öngörülen şekil şartları yerine getirilerek iş sözleşmesinin feshedildiği davacıya bildirilmiştir. Davacı ikinci feshin geçerli nedene dayanmadığı iddiası ile bu davayı açmıştır. Mahkemece aynı olaylara dayanılsa bile ikinci fesih bildirimi yazılı olarak yapıldığı için geçerli olduğu gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiş ise de, geçersiz sayılan önceki fesih sebebinin ikinci bir feshe neden yapılması mümkün değildir. Bu nedenle, aynı olaylara dayalı ikinci fesih bildiriminin de geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davacının işe iade isteğinin reddi hatalı olmuştur.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20. maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1- Eyüp 1. İş Mahkemesinin 26.2.2007 gün ve 164-131 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 6 aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 74.40 YTL. yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak, 01.10.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy