(4857 S. K. m. 7, 32)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İ.Polat tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı belediyede çalışmakta iken 31.12.2002 tarihinde işten çıkartıldığı 24.03.2003 tarihinde tekrar eski görevine başlatıldığı, bu tarihler arasından 82 gün boşta kaldığı ve işçilik haklarından faydalanamadığını ileri sürerek ücret alacağı isteğinde bulunmuştur.
Davalı davacının geçici işçi pozisyonundaki iş akdinin 31.12.2002 tarihi itibari ile askıya alındığını, , davacının 31.12.2002 tarihli verdiği dilekçe ile şahsi problemleri nedeni ile 3 ay ücretsiz izin talebinde bulunduğu, 21.03.2003 tarihli dilekçesi ile ücretsiz izin hakkını kullanıp işe başlamak istediğini belirttiğini isteğin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının çalışmadığı 01.01.2003-24.03.2003 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan ücret alacağı isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının iş akdinin askıya alınmak sureti ile feshedilip, tekrar işe alındığı dönemde boşta kalan süreler için ücret alacağı ödemesi gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı olan 4857 sayılı İş Kanunun 32. maddesi uyarınca Ücret: bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır. İş sözleşmelerinin sona ermesinde, işçinin ücreti ile sözleşme ve Kanundan doğan para ile ölçülmesi mümkün menfaatlerinin tam olarak ödenmesi zorunludur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı işçinin 01.01.2003-24.03.2003 tarihleri arasında çalışmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Böyle olunca yukarıda sözü edilen kanun hükümleri uyarınca davanın reddi yönünde hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan gerekçe ile davacının ücret isteğinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy