(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ikramiye, Haziran Temmuz 2004 ayı ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı Sofra Yemek üretim A.Ş. ile davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Kırmaz tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi aşçı yardımcısı olarak çalıştığı davalı işyerinde uzmanlık gerektiren döner takma ve kesme işinde görevlendirildiğini, döner kesme işini yetiştiremediği gerekçesiyle aktin işverence haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ikramiye ve son iki aylık ücret alacağının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı işveren Sofra A.Ş. döner kesme işini yerine getiremediği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h uyarınca aktin feshedildiğini davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece feshin haklı nedenle yapıldığının kabulü ile ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilen ücret ve ikramiye alacakları kabul edilmiştir.
Hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık işverence yapılan feshin haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Fesih yazısında işveren 30.6.2004 vardiyasında dönerin kesilmesi görevini yerine getiremeyip müşterilere verilen hizmetin aksadığı gerekçesiyle akdin 4857 sayılı Kanun'un 25/II-h maddesi uyarınca feshedildiğini belirtmiştir.
Dinlenen davacı tanığı işverence sebepsiz olarak çıkarıldığını ifade etmiş davalı tanıkları da davacının 20.6.2004 vardiyasında döner kesme görevini yerine getirmediğini söylemişlerdir.
4857 Sayılı Kanun'un 25/II-h bendindeki düzenlemede işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi hali mevcuttur.
İşverenin yönetim hakkı kapsamında verdiği talimatlara işçi uymak zorundadır.
İşçinin talimatlara uymaması işverene duruma göre iş sözleşmesinin haklı ya da geçerli nedenle fesih hakkı verir. İş Kanunu'nun 25/II-h bendi işçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesini bir haklı fesih nedeni olarak kabul etmektedir. Buna karşılık İş Kanunu'nun gerekçesine göre, işçinin işini uyarılara rağmen eksik, kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi gerekli fesih nedenidir. İşçi görevini uyarıya rağmen hiç yerine getirmeme işveren haklı nedenle derhal, eksik kötü veya yetersiz olarak yerine getirmesi gerekli fesih nedenidir. İşçi görevini uyarılara rağmen hiç yerine getirmeme işveren haklı nedenle derhal eksik, kötü yetersiz bir biçimde yerine getirirse süreli, geçerli fesih hakkını kullanabilecektir.
Somut olayda davacının daha önce aynı şekilde yapmakla ödevli olduğu görevleri yerine getirmediğine ilişkin bir tutanak, ihtar yazısı veya tanık ifadeleri mevcut değildir. Dosyada bulunan tanık beyanları ve yazılı deliller değerlendirildiğinde akdin işverence geçerli nedenle feshedildiği kabul edilebilir. Gerçekleşen eylem haklı fesih nedeni oluşturacak ağırlıkta olmamakla birlikte işyerinin normal işleyişini ve yürüyüşünü bozan iş görme borcunun gerektiği şekilde yerine getirilmesini engelleyen hallerden olup geçerli fesih nedeni oluşturmaktadır. Bu fesih şeklide işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmasına engel teşkil etmemektedir. Bu sebeple ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınması gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy