(2004 S. K. m. 67) (1475 S. K. m. 14) (1136 S. K. m. 164)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve gecikme faizini icra takibine koyan davacı işçi, davalı işverenin faize itiraz etmesi üzerine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davanın kısman kabulüne karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı işveren takibe konulan kıdem tazminatı ve gecikme faizinden, sadece gecikme faizine itiraz etmiştir. Mahkemece takip tarihine kadar filen uygulanan en yüksek mevduat faiz oranı olan %70 üzerinden davacı işçinin 2.347.717.66 TL gecikme faizi bulunduğu belirlenmiştir. Davacı ise icra takibinde gecikme faizi olarak 8.250.000.000 TL talep etmiştir. Hüküm altına alınan miktar, takibe konulan miktardan az olup, aradaki fark reddedilmiş bulunduğundan, red ve kabul oranına göre yargılama giderinin belirlenmesi gerekir. Keza reddedilen miktara göre kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretinin hüküm altına alınması gerekir. Mahkemece tüm yargılama giderinden davalının sorumlu tutulması ve davalı yararına reddedilen miktara göre vekalet ücreti takdir edilmemesi hatalıdır.
3- Ayrıca mahkemece hüküm kurulurken infazda tereddüde yer verilmeden karar verilmesi gerekir. Takip tarihine kadar gecikme faizi belirlendiğinden ve asıl alacağa itiraz olmadığından, belirlenen gecikme faizi üzerinden itirazın iptaline, takibin bu miktar ile fesih tarihine göre bir yıl sonra aynı tarihte yıllık belirlenen ve fiilen uygulanan en yüksek banka mevduat faizi üzerinden devamına karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.06.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy