(1086 S. K. m. 344) (1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 18, 41, 46, 47, 57) (818 S. K. m. 53)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, izin, fazla mesai ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş aktinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ilere sürerek ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının ödetilmesini istemiştir.
Davalı, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ve genel tatil günlerinde çalışma ücreti alacaklarının karşılığı olarak davacıya toplam 9.500 YTL ödenerek 17.5.2005 tarihli Tutanak-Alındı Belgesi başlıklı ibraname alındığını, yıllık ücretli izin haklarının tamamını kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 17.5.2005 tarihli Tutanak-Alındı Belgesi başlıklı ibraname makbuz niteliğinde, kabul edilip, davalının yıllık ücretli izin konusunda teklif ettiği yeminin davacı tarafından eda edilmiş olması nazara alınarak davacının bilirkişiye hesaplattırılan fark alacakları ile izin ücretinin tahsiline karar verilmiş; hüküm, izin ücreti dışındaki taleplere yönelik olarak davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Çorum Cumhuriyet Savcılığının temyiz dilekçesine ekli olan 2005/9229 Hazırlık Sayılı soruşturma evrakı içeriğine göre davacının 17.5.2005 tarihli belgenin, imzaladığı boş kağıdın veriliş amacına aykırı şekilde doldurularak düzenlendiği yolundaki şikayeti üzerine savcılıkça hazırlık soruşturması yapıldığı ve soruşturmanın sonuçlandığı anlaşılmaktadır. Ceza soruşturması sonucunda verilecek kararın bu davanın da sonucunu etkileyeceğinden ceza soruşturmasının sonucu beklenmeden karar verilmesi isabetsizdir. Öncelikle ceza soruşturmasının, sonucu beklenmeli, ceza soruşturmasının sonucuna göre gerektiğinde davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı gözetilerek 17.5.2005 tarihli belgede yazılı alacak kalemlerinin karşılığı olan miktarın ödenip ödenmediği konusunda davacıya karşı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı olduğu hatırlatılmalı, yemin teklif edildiği takdirde gerekli işlemler yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmelidir. Bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile sonuca gidilmesi hatılı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye İADESİNE, 15.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy