(4857 S. K. m. 20, 25, 26)
Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İş sözleşmesinin davalı işveren tarafından geçerli neden olmadan feshedildiğini belirten davacı işçi, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, mağaza müdürü olarak görev yapan davacı işçinin bilinçli bir şekilde görevini şirket prosedürlerine uygun yapmayarak şirket zararına sebebiyet verdiğini, mağazadan promosyon ürünlerin bedelini ödemeden çıkardığını, iş sözleşmesinin Disiplin Yönetmeliğinin 10/D.4 ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II. e maddeleri uyarınca haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davranışlarının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/11. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu maddedeki ağırlıkta olmadığı, 28.12.2005 tarihinde 25 kg et talep eden müşteriye o gün 15 kg, ertesi gün ise 10 kg verilmesinde usule aykırı bir işlem bulunmadığı, şirketin bir zararının olmadığı, 05.04.2005 tarihli promosyon ürünlerinden iki koli pepsi ürünün bedelsiz verilmesinde kendi menfaat elde etmediği, arkadaşının menfaatini gözettiği sabit ise de, makul sürede fesih hakkının kullanılmadığı, olayla fesih arasında orantılılığın bulunmaması nedeni ile feshin haksız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, mağaza müdürü davacı işçinin 05.04.2005 tarihinde mağazada alışveriş yapan müşterilere promosyon olarak verilen pepsi ürününden 2 koliyi alışveriş yapıp yapmadığı belli olmayan arkadaşına verdiği, savunmasında arkadaşının mağazada alışveriş yaptığını ve nişanı olması nedeni ile verdiğini kabul ettiği, fesih tarihinden bir ay önce ise, %40 indirimde olan kuzu etinden, kalan miktar 15 kg olmasına rağmen, 25 kg satış göstererek, 10 kg kuzu etini ertesi gün gelen etten verdiği, davacının savunmasında müşteriyi kırmamak ve ciroyu artırmak için mağazada olmadığı halde satışını yaptığını beyan ettiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının fesihten 9 ay önceki arkadaşına promosyon ürünü iki koli pepsiyi arkadaşına verdiği, yaklaşık 8 ay sonra ise bu kez indirimde olan kuzu etinden kalan 15 kg olmasına rağmen, 25 kg satış yaptığı ve ertesi gün indirimden çıkan etten 10 kg eti müşteriye verdiği anlaşılmaktadır. Davacının her iki eylemi de gerek 4857 sayılı İş Kanunu'nun 26. maddesi kapsamında hak düşürücü süre içinde haklı fesih hakkının kullanılmaması nedeni ile haksız kabul edilse, gerekse aynı yasanın 25/11 maddesi kapsamındaki haklı nedenler ağırlığında bulunmasa bile, işyerinde olumsuzluklara yol açan niteliktedir. Davacının söz konusu davranışları işveren ve işçi arasında güven ilişkisini zedeleyen davranışlardır. Bu tür davranışlar içerisine giren bir işçi ile iş ilişkisinin sürdürülmesi beklenmemelidir. Davranışlardan kaynaklanan geçerli neden vardır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1- Mahkemenin kararının bozularak ortadan KALDIRILMASINA,
2- Davanın REDDİNE,
3- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4- Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 48 YTL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5- Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 450 YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 03.12.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy