(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 25)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ö.F.T. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sözleşmesinin tek taraflı ve haksız olarak sonlandırıldığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davacının işine, görevli olarak gittiği Çerkezköy'de kullandığı aracın vantilatör kayışı kopmasına rağmen yoluna devam ederek tiriger kayışının kesilmesine, suboplarının edilmesine ve araçta çok ciddi hasar meydana gelmesine neden olduğunu belirterek, iş sözleşmesine haklı nedenle son verildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı isteminin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece savunmaya değer verilerek, davacının kusurlu davranışı nedeni ile 30 günlük ücreti ile karşılanamayacak zarara neden olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının
plakalı aracın zarar görmesinde kusuru olup olmadığı hususunda uzman bilirkişiden rapor alınmadan, kusurlu ise kusur oranı ve oluşan zararın 30 günlük ücretinden fazla olup olmadığı, tereddüde yer vermeyecek biçimde tespit ettirilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup, kusur ve zarar konuları açıklığa kavuşturulmalıdır. Davacı işçinin kusurlu olduğu ve buna göre zarar tutarının işçinin 30 günlük ücretini aştığı belirlendiğinde, işverence yapılan fesih 4857 sayılı İş Yasası'nın 25/2 (i) bendi uyarınca haklı olduğundan, ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir. Aksi durumda isteklerin kabulüne karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 01.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy