(4857 S. K. m. 41, 44, 53)
Dava: Davacı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla mesai ile bayram tatili alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Tekbaş tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin feshinin kim tarafından gerçekleştirildiği noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçi 04.07.2005 günü işyerine gittiğinde işveren tarafından kapının kilitlenerek işyerine alınmadığına, aktin bu şekilde gösterildiğini iddia etmektedir. Bu konuda işbaşı yaptırılmayan işçilerle birlikte aynı gün tutalan tutanak ve 05.07.2005 günü işverene topluca çektikleri ihtara dayanmaktadır.
Davalı işveren ise; olay günü mesaiye gelmesine rağmen işletme müdürü Hüseyin Karadeniz'in işten ayrılması nedeniyle davacı ve 3 işçinin daha işyerini terkettiklerini savunmaktadır. Bu konuda 04.07.2005günlü tutanağa ve sonrasında iki gün daha gelmediklerine dair tutanakla, davacının ihtara cevaben 06.07.2005'de çektiği ihtara dayanmaktadır.
Mahkemece müşteri olan davalı tanığının beyanına itibar edilerek davacının işyerini kendisinin terkettiği kabul edilerek kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı 04.07.2005 günlü tutanağı işletme müdürü Hüseyin Karadeniz'le birlikte tuttuğu gibi, tutanakta yer alan diğer iki işçiyi tanık olarak dinleterek tutanağın doğruluğunu kanıtlamıştır. Bu tanıklardan birinin diğer bir mahkemede açtığı davada diğer olay nedeniyle kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin feshin haksız olarak işverenin gerçekleştirildiği gerekçesi ile kabulüne karar verildiği görülmüştür.
Davalı işveren zabıtta imzası bulunan muhasebecisi tutanakla ilgili olarak dinletmiş, mahkemece ifadesine itibar edilen tanığın işverenin tuttuğu tutanakta imzası bulunmadığı görülmüştür. Öte yandan işletme müdürünün yeğenleriyle birlikte lokanta açtığı, davacının da burada çalıştığını iddia etmesine rağmen bu husus araştırılmamıştır. Davacı tanığı ise davacının iş bulamadığını belirtmiştir.
Davalının yeni işyeri açıldığı ve davacının da burada çalışmak üzere iş sözleşmesini feshettiği iddiaları araştırılıp kesinliğe kavuşturulmadan, davacı tutanağı ve işverene daha önce çektiği ihtarname gözardı edilerek eksik araştırma ile davacının kıdem, ihbar tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy