(1086 S. K. m. 438) (818 S. K. m. 118)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK' un 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı belediyede işçi olarak çalışmakta iken emekliye ayrıldığını, emekli olurken Sosyal Sigortalar Kurumuna askerlik borçlanması yaptığını, işverence askerlik borçlanma süresine ait kıdem tazminatının ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren cevabında; davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacıya haksız olarak ihbar tazminatı ödendiğini, esasa girilmesi halinde ödenen ihbar tazminatının davacı işçi açısından sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağından ödenen ihbar tazminatının kıdem tazminatı miktarından takas ve mahsubunu talep etmiştir.
Mahkemece, kıdem tazminatının 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu, davalının zamanaşımı defi yerinde olmadığı, davalı belediyenin 5 yıl önce yaptığı ödemenin davacı işçi açısından sebepsiz zenginleşme sonucunu doğuracağına dayalı takas mahsup talebinin bir yıllık zamanaşımına tabi bulunduğu, davacı vekilinin de süresinde yaptığı zamanaşımı itirazı uyarınca takas mahsup talebinin reddiyle, ihbar öneli içinde ve ihbar tazminatı ödenmeden önce Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan emeklilik talebinde bulunan davacının talebinin kabulü ile fark kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar, davacı tarafından açılan iş bu alacak davası tarihine göre davalı işverenin mukabil alacağı zamanaşımına uğramış ise de Borçlar Kanunun 118/3 maddesi zamanaşımına uğramış alacak konusunda istisna bir hüküm getirmiştir. Borçlar Kanunun 118/3. maddesinde; Davacının alacağının doğduğu tarihte henüz zamanaşımına uğramamış davalı tarafın alacağı sonradan zamanaşımına uğrasa bile, takas yoluyla dermeyan edilebilmesine imkan tanınmıştır. İncelemeye konu dava konusu olayımızda da; davacının dava konusu ettiği alacak gibi, davalının takas talep ettiği alacağı da muaccel bir alacaktır. Davacı alacağının doğduğu tarihte, muaccel olan davalı alacağı zamanaşımına uğramamıştır. Bu durumda anılan yasa maddesine göre, davalı alacağının, davacının davaya konu ettiği alacak miktarını karşılayacak kadar kısmın takas ve mahsubunun yapılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, mahkemece gerekçede yazılı olduğu şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.05.2007 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy