(1086 S. K. m. 163) (4857 S. K. m. 17, 41, 57) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ile yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ş. Özmen tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarına ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekiline tanık ücretlerinin vezneye kesin önel içerisinde yatırılmayışı gerekçesiyle dava reddolunmuştur.
Uyuşmazlığın normatif dayanağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu m.163'dür.
Kural olarak kesin sürede; süre yasaya uygun olmalı, yeterli, tarafların sav ve savunma olanaklarını kısıtlamamalı, ne için verildiği somut olarak belirtilmeli, ortalama algıyla kavranabilecek açıklıkta, doğrudan amacı belirtecek sadelikte ve anlaşılır olmalıdır.
Somut olayımızda, kesin önele ilişkin taraf vekillerindeki tutanak örneklerindeki bu tarihler ile mahkeme tutanaklarındaki tarihler farklıdır. Bu durum yukarıda sözü edilen kesin sürenin veriliş içeriğine uygun değildir. Bu nedenle davanın reddi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.04.2008 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy